KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14420 E., 2011/7479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2009 tarih ve 2007/300-2009/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil üretim ve pazarlama alanında faaliyet gösterdiğini, “Femina” sözcüğünü 25 yıldan beri marka ve unvanında kullanarak maruf hale getirdiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalının da “Femina” sözcüğünü kullanıp marka olarak tescil ettirdiğini öğrendiklerini, bu şekilde unvan ve markalarına haksız müdahale olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, “Femina” markasının iptali ile TPE kayıtlarından terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu “Femina” markasının kullanımının öncelik hakkının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile adı geçen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davalı tarafça temyiz olunan karar, Dairemizce, davaya konu markanın dava dışı ... isimli şahsa devredildiğinin savunulması nedeniyle davacıya HUMK m. 186 gereğince seçimlik hakkının sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği noktasından bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasını ...’a karşı sürdürdüğü, davacının davaya konu marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... adına tescilli “Femina” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14420, K. 2011/7479, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama