KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1474 E., 2010/7444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2003/970-2008/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalı tarafından Fransa’dan Türkiye’ye havayolu ile hasarlı şekilde taşındığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 7.643.390.384 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ve selefinin hava yük senedinde adının bulunmadığını, aktif dava ehliyetinin olmadığını, Varşova Konvansiyonunun 26 ncı maddesinde açıklandığı şekilde süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, kaldı ki tazminat miktarının fahiş olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı Fransa’daki firmanın emtiayı davacının selefi dava dışı TRT’ye sattığı, taşıma güzergahının Fransa-Ankara olarak belirlendiği, davalı kanalıyla gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, emtianın dava dışı Dansas Aei şirketi marifetiyle davalıya 235 9246 1633 sayılı master konişmentosuyla taşıttırıldığı, Varşova Konvansiyonunun 1 ve 30 ncu maddeleri uyarınca tek taşıma kabul edileceği, davacının aktif dava ehliyetinin olduğu, somut olayda meydana gelen hasarın tamamen eşyanın değiştirilmesi sonucunu doğurduğu, özünün telef olduğu,
ayrıca ihbara gerek bulunmadığı, kaldı ki hasar kabul edilse bile davalı temsilcisinin imzasını içeren 18.03.2003 tarihli rezerve sayım ve tespit tutanağında durumun tespit edildiği, ayrıca ihbar yapılmasına gerek olmadığı, zararın Varşova Konvansiyonunun 22 nci maddesine göre tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.346.45 YTL’nin ödeme tarihi olan 30.05.2003 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davacının sigorta ettireni ile davalı taşıyıcı ... arasında bir taşıma sözleşmesi mevcut değil ve düzenlenen hava yük senedinde davacı veya selefi sigorta ettiren gönderilen veya alıcı olarak gösterilmemiş ise de, anılan taşıma belgesinde davalının acentesi olarak hareket ettiği anlaşılan dava dışı Dansaz Aei firmasının düzenlediği 13.03.2003 tarihli konşimento ve eklerine atıf yapılmış olmasına,
bu belgelerden (fatura, ihbar edilecek olan vb) gönderilen durumunda olduğu anlaşılan sigorta ettiren TRT Kurumu ve dolayısıyla halefi davacının sorumluluk bakımından taşıyıcı davalıya karşı talepte bulunabileceğinin kabulünün gerekmesine, Dairemizin yerleşik uygulamasının da bu yönde olmasına, esasen, bir an için böyle bir yolun kapalı olduğu farzedilse bile bu kez de kusurlu olduğunu kanıtlamak koşuluyla sigorta ettiren alıcının taşımayı fiilen gerçekleştiren taşıyıcıyı davalıya haksız fiil hükümlerine istinaden husumet yöneltebileceğinin (taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden faydalanması kaydıyla) tabii bulunmasına,
davacının aktif dava ehliyetinin kabulünde bir yanlışlık olmamasına, taşınanın fiziken kaybı halinde Varşova/Lahey Konvansiyonun 26 ncı maddesi uyarınca ayrıca ihbar yapılmasının gerekmemesine, mahkemece taşınanın hiç kullanılamayacak şekilde hasara uğraması halinde de ihbar zorunluluğunun bulunmadığının kabulü doğru değil ise de, emtianın hasarlı olduğunun davalının temsilcisi durumundaki görevlilerinin imzasını taşıyan 18.03.2003 tarihli ‘Rezerve Sayım ve Tespit Tutanağı’ ibareli belge ile teslim aşamasında belirlenmiş olmasına, bu nedenle süresinde ihbara gerek bulunmamasına,
uyuşmazlığa konu hava yük senedinde taşınan ile ilgili açıkça değer bildirilip, ayrıca taşıma ücreti ödenmemiş olmasına, değer bildirilmediğine dair ‘NVD’ kaydına yer verilmesine, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olarak tespit edilmesinin yerinde bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1474, K. 2010/7444, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama