KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14913 E., 2011/7149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2009 tarih ve 2008/71-2009/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı sigortalının yanında sorumlu yönetici olarak çalıştığı dönemde kasa açığı verdiğini ve bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediğini, sigortalı ile müvekkili arasında düzenlenen para paket sigorta poliçesi gereğince müvekkilinin sigortalıya 36.000 TL ödediğini ileri sürerek bu bedelin ödeme tarihi olan 08.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı sigortalı şirkette çalışmaktayken Haziran 2007 ile 03.09.2007 tarihleri arasında güveni kötüye kullanma yoluyla kasadan 64.837,70 TL aldığı, davalının hakkındaki ceza soruşturmasında suçlamayı kabul ettiği ve aldığı parayı iade etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 36.000 TL’nın 08.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, para paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen para paket sigorta poliçesi kapsamında, sorumlu yönetici olarak sigortalı bünyesinde çalışan davalı tarafından güveni kötüye kullanma suçu sonucunda oluşturulan kasa açığının müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise temyiz dilekçesinde, hakkında açılan ceza davasında dava dışı sigortalının zararını giderdiğini belirtmiştir. Ancak davalı hakkında sanık sıfatı ile açılan ceza dava dosyası ve karar örneği dosya içinde mevcut değildir. Öte yandan dosyada mevcut ekspertiz raporu içeriğinden davalının, söz konusu kasa açığının kapatılması amacı ile sigortalıya iki adet bono verdiğinin anlaşılmasına karşın söz konusu bonoların akıbeti de araştırılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece değinilen hususlar kapsamında, davalının sigortalıya gerek ceza davası kapsamında gerekse vermiş olduğu bonolar dolayısıyla her hangi bir ödeme yapıp yapmadığı dava dışı sigortalıdan da sorulup tereddüte yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14913, K. 2011/7149, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama