KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14984 E., 2011/7694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2009 tarih ve 2008/703-2009/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 77.017 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu'nu, Türk Ticaret Kanunu'nu ve Sermaye Piyasası Kanunu'nu ihlal ettiklerini, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini,
Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 77.017 DM karşılığı 75.212,29 TL'den şimdilik 6.500,00 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’ne para ödendiği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 8 yıllık süre geçmesine rağmen irade fesadı iddiasıyla iptalinin istenmediği, ibraz edilen ortaklık defteri suretinin incelenmesinden de davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, keza davalı tarafından da davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. ortağı olduğunun kabul edildiği,
bu durum karşısında ortak tarafından ortaklık aleyhineaçılmış davanın söz konusu olduğu, davanın bu yönüyle HUMK.
17. madde hükmü uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalılar ... ile ...'in Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin kurucu ortakları, davalı ...'nun ise bu şirketin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketin sicil adresinin Konya olduğu gerekçesiyle HUMK.17.maddesi uyarınca bu davalılar yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalı ...Ş. hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic.A.Ş., ..., ... ve ... yönünden bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. ve diğer davalılar yönünden yetkisizlik kararı, davalı ...Ş. yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, hakkında husumetten ret kararı verilen davalının hukuki durumu diğer davalı ... İnşaat Tarım ve San. Tic.
A.Ş.'ye usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı olduğundan ve davacı taraf da dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhine açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüş olduğundan, mahkemece HUMK'nun 45/3. maddesinde "Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" hükmü uyarınca, davacı tarafın iddiaları ve anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu,
biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınmadan, davalı ...Ş. yönünden husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14984, K. 2011/7694, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama