KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15030 E., 2011/7760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 tarih ve 2007/166-2009/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2005/02685 kod numaralı marka başvurusu ile 30, 35. ve 40. sınıfta "TAMEŞ BAHARATLARI+şekil" ibareli markanın tescili isteminde bulunduğunu, başvuruya davalı şirketçe "TAMEK" markalarına benzediği gerekçe gösterilerek yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedildiğini 30. ve 35. sınıfın başvurudan çıkartıldığını, 40. sınıf için için tescil işlemlerine devam edildiğini, redde mesnet gösterilen markaların benzer olmadığını, markanın bütün olarak bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini, müvekkil markasında yer alan geyik başının dikkat çeken ve ayırt edici niteliği olduğunu,
müvekkilinin başvuruya konu olan marka üzerinde davalı şirketin marka tescil tarihlerinden çok önceye dayanan kazanılmış hakkı bulunduğunu, 1966 yılından itibaren bu isim altında faaliyette bulunup markayı kesintisiz olarak kullandığını, 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 ile 42/1-b maddeleri gereğince önceki kullanım sahibinin tescilinin engellenemeyeceğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptali ile markanın red edilen sınıflar için müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı şirket vekili, davalı ...’nin 2005/2685 kod numarası ile “TAMEŞ BAHARATLARI + ŞEKİL” ibaresini 30, 35 ve 40. mal/hizmet sınıflarında tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili adına yapılan itirazın TPE YİDK tarafından 40. mal/hizmet sınıfı için nihai olarak reddedildiğini, markanın 40. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğu gibi davalı adına tescili halinde müvekkili adına tescilli tanınmış “TAMEK” ibareli markalarla karışıklığa yol açacağını, markanın itibarından yararlanacağını, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, markalardaki esas unsurların "TAMEK" ve "TAMEŞ" olduğunu, sadece son harflerinin farklı olduğunu, bu farklılığa rağmen işaretlerin okunuş ve yazılışlarının hemen hemen aynı olduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, markaların şekil açısından karşılaştırıldığında ayniyet veya ayırtedilemeycek kadar benzerlik bulunmadığı, aralarındaki asıl unsurun "TAMEK" ve "TAMEŞ" ibareleri olduğu, tüketicilerin bu ibareleri karıştırabileceği, dolayısıyla KHK 8/1-b anlamından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu,
asıl davada davacının çok daha önceye dayalı kullanımının olduğu iddiasının marka tescil başvurusununun KHK 7/son maddesinde değişiklik yapılmasından sonra olduğu için bu iddianın değerlendirilemeyeceği, birleşen davada davacı markasının tanınmış marka olduğu ve asıl davada davacı markası ile aynı sınıfta tescilli oldukları, bu anlamda da KHK 8/1-b uyarınca tescil edilmemesi gerektiği kanaatiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15030, K. 2011/7760, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama