KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1607 E., 2010/7099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Espiye Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.04.2008 tarih ve 2008/62-2008/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı ...’in imzaladığı kredi kartı sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, asıl borçlunun borcunun ödemediğini, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, 2.278.93 YTL’nin 26.11.2004 tarihinden itibaren ticari banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının haklı olduğu, davalının kötüniyetle itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacı bankaya 26.11.2004 tarihi itibari ile 2.278.93YTL borçlu bulunduğunun tespiti ile bu miktar alacağın davalıdan tahsiline, kabul edilen 2.278.93YTL üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatı olan 911.57YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı banka vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde, dava, kredi kartı sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı banka vekili, dava dilekçesinde dava konusu alacağın “ticari banka faizi (reeskont) faizi” ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davacının bu talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davacı banka yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesinde, dava yukarıda belirtildiği üzere kredi kartı sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup itirazın iptali istemi söz konusu değildir. Bu itibarla mahkemece, davanın kabulüne, 2.278,93 YTL’nin tahsiline karar verildikten sonra, davalı aleyhine bu meblağın %40’ı oranında 911,57 YTL icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1607, K. 2010/7099, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama