KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1700 E., 2010/7126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2007/354-2008/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şirketinin ortakları olduğunu, ancak zaman içerisinde iki ortak arasında çıkan uyuşmazlıktan dolayı şirketin karar alamaz duruma geldiğini, şirketin şu an gayri faal olduğunu, amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle şirket hakkında açılan davaların sonuçlandırılması gerektiğini, zira davacının şirket gayrimenkullerini babasının üzerine geçirdiğini, kalan malvarlığının ise davacının diğer şirketi üzerine geçirildiğini savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, şirketin iki ortaklı limited şirket olduğu, ortakların davada karşılıklı olarak yer alması nedeniyle ayrıca tüzel kişiliğin davaya katılmasına gerek bulunmadığı, iki ortaklı şirkette ortaklar arasında anlaşmazlık doğması, bunun sonucunda tarafların çeşitli suçlama ve davalarda karşı karşıya gelip mahkemelik olmaları, böylece giderek mevcut anlaşmazlığın husumete dönüşmesi, aradaki güven ortamının tümüyle ortadan kalkması,
davacıya ait daha önce verilen tek başına imza ve temsil yetkisinin kalkması sonrasında, iki ortağın birlikte karar alıp, şirketi idare ve temsil etmelerinin güçlüğü, hatta imkansızlığı gibi durumların, başlıbaşına şirketin feshinin istenmesi bakımından haklı ve muhik nedenlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1700, K. 2010/7126, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama