KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1737 E., 2010/7605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Urla Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2008 tarih ve 2005/128-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Urla Şubesi’nde bulunan hesabındaki paranın dönem faizlerinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediği halde hesaptan çekilmiş olarak göründüğünü ileri sürerek, 7.027 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hasta olması nedeniyle talimatı gereği dönem faizlerinin evinde kendisine veya oğluna ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından ödenen faizlere ilişkin 4 tediye fişindeki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 3.275 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının davalı bankadaki mevduat hesabından bilgisi haricinde para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının davalı banka nezdinde hesabının bulunduğu ve hesabın ilk açıldığı tarihten sonraki bankacılık işlemlerinin davacının gerek yaşlılığı ve gerekse rahatsızlığı nedeniyle banka şubesine gelmeden ödeme belgelerinin evinde imzalatılmak ve yine paranın evinde teslim edilmek suretiyle ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının imzasının bulunmadığı bir kısım ödemelerden dolayı davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacıya ait hesabın dönem faizlerinin çekimine ilişkin 4 işlemdeki imzanın davacıya ait olmadığı ve yine davacının oğlunun hesabına kayden yapılan ödemenin davacıya yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra davacının bu ödemelere icazet verdiğini savunmuş ve tanık olarak dinlenen davacının oğlu ... da çekilen faizlerin hesap cüzdanına işlendiğini ve annesi davacının bu çekim işlemlerinden haberdar olduğunu beyan etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalının bu savunmasının değerlendirilmesi için davacıya ait hesap cüzdanının dosyaya ibrazının sağlanarak davacı tarafından çekilmediği kabul edilen ödemelerden sonra davacı tarafından çekildiği kabul edilen ödemenin olup olmadığı ve davacının bu şekilde bir icazetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1737, K. 2010/7605, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama