KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1824 E., 2010/7929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2007 tarih ve 2005/397-2007/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Esenyurt ve Bayrampaşa şubelerinde açtırdığı hesaplarda bulunan paraların bilgisi ve talimatı olmadan çekildiğini, davalı banka şube müdürü ...’ın müvekkili hesabındaki paraları zimmetin geçirdiğini, bu eyleminden dolayı hakkında açılan kamu davasına müvekkilin müdahil olduğunu, bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.001 YTL’nin tahsilin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesaplarından para çekme işlemlerinin bizzat kendisinin imzaları karşılığında ya da imzalı talimatına istinaden yapıldığını, hesaplarda usulsüzlük olmadığını, müvekkiline izafe edilecek sorumluluğun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına dayanılarak, hesaplardan para çekme işlemlerinde banka dekontundaki ve babası ... ’yu yetkilendirdiğine ilişkin talimat yazısındaki imzaların davacıya ati olduğu, 14/04/2000 tarihli işlemde de imzanın yetkili kılınan babasının eli ürünü olduğu, davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili hesabından çekilen uyuşmazlığa konu paranın gerçekte müvekkili tarafından bizzat veya yazılı talimatıyla çekilmediğini, boş belgelere imzasını alan ve özel yakınlık tesis eden davalı bankanın müdürü tarafından tahsil edilerek zimmetine geçirildiğini iddia etmiştir.
Davalı banka personeli hakkında bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemler yaptığı, bir çok mudiinin hesabından paralar tahsil ettiği iddiasıyla ceza davası açılmış olup, bu dava halen derdesttir.
Davacı, müşteki sıfatıyla davalı personeli hakkında suç duyurusunda bulunmuş, davaya esas maddi olay, davalı personelinin yargılanmasına neden olan iddianamede suç sayılan eylemler arasında sayılmıştır.
Personel hakkında açılan kamu davasının mahkûmiyetle neticelenmesi, davalı bankanın BK’nun 100. maddesi uyarınca sorumlu olması sunucunu doğuracak nitelikte olduğu gibi, her ne kadar davalı banka tarafından sunulan banka dekontundaki ve talimat yazısındaki imzalar davacı eli ürünü ise de, anılan banka müdürünün bir çok banka müşterisinden bu şekilde imzalı boş kağıtlar aldığının iddianameye yansımış olması karşısında mahkemece makbuzların bankacılık uygulamasına uygun ve üzerinde ödenen miktarları gösterir şekilde düzenlenip düzenlenmediği,
o tarihlerdeki kasa hareketleri ile uyumlu olup olmadıklarının bankacılık konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla denetlenip, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın da takip edilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş olup kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1824, K. 2010/7929, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama