KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1972 E., 2010/7895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2003/482-2008/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkillerinden ...'nın eşi, diğerlerinin annesi olan ...'in davalıların sürücü, işleten ve trafik sigortacısı olduğu araçta yolculuk ettiğini, aracın teknik bakımlarının yapılmamış olması nedeniyle freninin patlaması ve sürücünün, “herkes canını kurtarsın” uyarısı üzerine araçtan atlayarak öldüğünü, kaza tutanağına göre 5/8 oranında kusur verilmesine rağmen davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak,
... için 2.096,86 TL maddi ve 4.500,00 TL manevi, ... için 4.239,98 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi, ... ve ... için ayrı ayrı 2.500,00 er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Başak Sigorta vekili, kaza yapan aracın müvekkiline okul servis araçları ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişti.
Davalılar ... ve... vekili,murisin ölümü ile müvekkilinin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığını, olayın murisin bağışlanmaz kusurundan kaynaklandığını, zararın SSK tarafından karşılandığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın müvekkiline ait olmadığın, ortada iki ayrı ruhsat bulunduğunu, müvekkilinin plakasının sahte olarak kullanıldığını, kazaya karışan araç ile müvekkilinin aracının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunmalar,toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kaza yapan ... plaka sayılı aracın 26.03.2003 tarihinde kati satış sözleşmesiyle davalı ...'e satıldığı, kazanın satıştan sonra 06.04.2003 tarihinde meydana geldiği, kazanın, sigorta türü itibariyle davalı sigortaca verilen teminat kapsamında bulunmadığı, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %25, işletenin %50, murisin %25 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucu davacılar ...ve ...ın desteklerini yitirdiği, BK nun 47. maddesine göre davacıların manevi elemlerinin tatmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
davacı ... için 2.069,08 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi, ... için 4.239,98 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi, ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile davalılar Başak Sigorta ve ...'a yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... 'ın temyizine gelince, dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı sürücü ... ile işleten olduğu kabul edilen ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı ..., tüm aşamalarda davacıların murisinin yolcuk ederken kaza yapan aracın kendisine ait olmadığını, kaza yapan aracın özelliklerinin kendi aracından farklı olduğunu, plakasının sahte olarak başka bir araçta kullanılmış olduğunu ileri sürmüştür.
Gerçekten de 15.03.2005 tarihli oturumda beyanda bulunan davalı sürücü ..., aracı diğer davalı ...'den aldığını, aracın İveco marka M 23 tipi, çarma kapılı olduğunu, davalı ...'in bahsettiği aracın ise otomotik kapılı İveco marka M 25 tipi olduğunu, FD plakayı kullanan iki araç bulunduğunu beyan etmiş, 12.05.2005 tarihli oturumda dinlenen davalı tanığı ... ise, tamir ettiği aracın davalı ...'e ait İveco marka M 23 50 NC tipi araç olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... tarafından, davalı ...'den satın alınan araç ise, dosyadaki trafik tescil belgelerine göre, İveko Otoyol marka M 25 tipi araçtır. Bu durumda, davalı ve tanık beyanı ile tescil belgelerinden, kaza yapan aracın davalı ...'e ait olmadığı bu nedenle ...'in işleten sıfatının bulunmadığı anlaşılmasına göre bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1972, K. 2010/7895, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama