KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2039 E., 2010/7864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2005/541-2008/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aracı ile davalıya asfalt malzemesi, taş ve toprak getirmesine rağmen nakliye bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, toplam 1.900 YTL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davaya konu taşımaların davacı tarafından yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı belediyeye asfalt malzeme taşıma işini üstlenip ... Asfalt şirketi aracılığı asfalt malzemesi taşımaktan doğan alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, nakliye bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya dava konusu edilen taşımaların yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, kantar fişi ve tanık beyanlarına dayalı olarak davacının dava konusu taşımaları yaptığı ve taşıma bedelinin ödenmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı ... kayıtlarında dava konusu taşımaların yapıldığına ilişkin somut bir belirleme yapılamadığı gibi davaya konu taşımalara yönelik olarak davacı tarafından davalıya fatura dahi tanzim edilmemiştir. Bu bağlamda, soyut tanık beyanlarının ve dava dışışirket tarafından düzenlendiği anlaşılan ve düzenlenmesi herzaman mümkün olan kantar fişinin dava konusu taşımaların yapıldığını kanıtlamaya yeterli olmadığı mahkemece gözardı edilerek yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2039, K. 2010/7864, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama