KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2131 E., 2010/7935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2006/1317-2008/552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıma sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsili için giriştiği ilamsız icra takibinin davalı şirketin itirazı ile durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin itirazının iptaline ve davalı aleyhine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının alacak iddialarının asılsız ve haksız olup, navlun alacaklarının bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının ise 2002 yılına ait taşıma alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıya yükletilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin taşıma işinin davacıya ait araçlarla 2002 yılı içerisinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, TTK' nın 767.maddesine göre taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan tüm alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, taşıma işinin 2002 yılı sonlarında bitmiş olduğu, icra takibinin ise 21.08.2006 tarihinde yapıldığı, alacağın TTK 767.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının zamanaşımına uğramış bir alacağı talep etmiş olmasının zamanaşımının bir itiraz değil defi olması karşısında davacının takibinde haksız ve kötüniyetli sayılamayacağı sonucunu doğuracak olmasına nazaran her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2131, K. 2010/7935, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama