KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2161 E., 2010/8425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2008/67-2008/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Sökülmeye karşı emniyetli cıvata ve somun bağlantı seti” ürünü için davalının 24.05.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faydalı model belgesi almış olduğunu, oysa sözkonusu faydalı model belgesine konu ürünün Türkiye’de ve Dünya’da zaten bilinen, başvuru tarihinden çok önceden beri üretimi ve satışı yapılan, kullanılan bir ürün olup, yenilik özelliğini taşımadığını, davalının yeni olmayan ve kendisi tarafından bulunmayan ürünü tescil ettirmesinin aynı sektördeki firmalar karşısında haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tescilin sicilden terkinine, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait ürünün bu alanda kullanılan ürünlerden farklı olduğunu, yenilik unsurunun bulunduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faydalı model belgesindeki istemlerin yenilik unsurunu taşımadığı sonucuna varılarak, davalı adına tescilli, davaya konu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2161, K. 2010/8425, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama