KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2207 E., 2010/8205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2008 tarih ve 2007/436-2008/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin şirketin üstlendiği yol inşaatının davalı şirketçe sigorta teminatı altına alındığını, yol inşaatının yapımı, teslimi ve kabulü sırasında iki ayrı heyelan sonucu oluşan hasarın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 107.500,00.YTL.nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının üstlendiği yol inşaatına davalı şirketçe inşaat allrisk sigortası yapıldığı ve risklerin 17.01.2005 – 21.02.2007 tarihleri arasında teminat kapsamına alındığı, sigorta kapsamındaki yolda 23.11.2006 ve 09.02.2007 tarihlerinde yer kayması, heyelan sonucu hasar meydana geldiği,düzenlenen inşaat sigorta poliçesine göre inşaatın bitim veya geçici kabulünden sonra başlayan bakım devresinin kloz 004 şartları uyarınca teminat altına alındığı,bu husus, genel şartların 2/F maddesine göre poliçeye eklendiği, meydana gelen hasarların teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm,davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup,temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi,temyiz harcı da yatırılmamıştır.Bu durumda,usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından,HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HUMK.nun 213/son maddesi hükmünde, geçerli bir özürü olmadan gelmeyen tarafın yokluğunda cereyan eden işlemlere itiraz edemeyeceğinin açıkça düzenlenmiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2207, K. 2010/8205, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama