KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2385 E., 2010/8207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.11.2008 tarih ve 2007/489 - 2008/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Beyoğlu Şubesi’nde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 12.05.2006 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı bir kişinin hesabına toplam 9.655,00 YTL EFT yapıldığını, çekilen ihtarnameye rağmen bankanın zararı gidermediğini, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın ihtarname tarihinden dava tarihine kadar 4.334,17 YTL işlemiş ticari reeskont (avans) faizi olmak üzere toplam 13.989,17 YTL’nin dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işleyecek ticari reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, internet yoluyla yapılan saldırıların etkisiz hale getirilmesi için davalı bankanın gereken özeni göstermediği, güvenlik önlemlerinin mudinin inisiyatifine bırakılmadan, tek seferlik şifrelerin SMS ile bildirilmesi, işlemin onaylanması için alternatif erişim sistemlerinin veya tek seferlik şifre üreten cihazların kullanımı gibi ek güvenlik önlemlerinin bir kısmının standart kullanımda zorunlu hale getirilmesiyle belirtilen türdeki saldırıların bertaraf edilebileceği, davacının kötü niyetli, kasıtlı, kusurlu eyleminin ispatlanamadığı,
bu nedenle davacının uğradığı zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiği, davalının temerrüdünün 08.06.2006 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.655,00 YTL tazminat ve 4.046,69 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.701,69 YTL’nin davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren 9.655,00 YTL tazminat üzerinden değişen oranda avans faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2385, K. 2010/8207, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama