KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2388 E., 2010/8229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2006/420 - 2008/1179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat borçlarının ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibinin itirazı üzerine durduğunu, kooperatif genel kurulunda aidat borcunu ödemeyen üyelerin aylık %10 oranında faiz ödemelerinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tasilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle ana para olarak toplam 4.000,00 TL borçlu olduğu, takip ve itiraz tarihinden sonra ana para borcunu ödediği, ödenmeyen borçlar için genel kurulca kararlaştırılmadığı halde %10 oranıda gecikme bedeli isteminin yerinde omadığı, icra takibinin asıl alacak yönünden kousuz kaldığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına, asıl borç dışındaki itirazın iptali talebinin reddine ilişkin verilen karar, Dairemizce, önceki yıllarda alınan genel kurul kararlarının aynı yolla ortadan kaldırılmadığı veya mahkemece iptal edilmedikçe geçerli olduğu,
raporları hükme esas alınan bilirkişilerin kooperatif hukuku konusunda uzmanlıkları bulunmadığı, mahkemece davacının itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 4.000,00 TL asıl alacak ve 3.250,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 7.250,00 TL üzerinden devamına, yapılan ödemelerin dikkate alınamasına ve 2.900,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davalı takibe itirazından sonra ve davadan önce takip konusu ana para borcunun tamamını ödediğine göre davacının bu miktar için itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı yoktur. Kaldı ki mahkemece, bozmadan önce bu konuyla ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu husus Dairemizce bozma kapsamı dışında tutulmuştur. Bu itibarla, mahkemece, sadece hesaplanan faiz alacağı için itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilip buna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2388, K. 2010/8229, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama