KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2415 E., 2010/8230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/113 - 2008/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketi olan davalının, yetkisi olmadan 3. kişilerden olan alacaklarını müvekkil adına tahsil ettiği halde müvekkiline iade etmediğini, davalının zimmetinde kalan alacaklarının tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tasilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu meblağın müvekkili tarafından şirket giderlerine harcandığını, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, şirket adına tahsil edilen miktarın iade edilmediği, şirket adına harcandığı savunulmuşsa da, davalı tarafından sunulan faturaların şirket adına değil, davalı ve nakliye işletmesi adına düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, somut olayın özellikleri dikkate alındığında, bu giderlerin davacı şirket adına yapıldığı halde, faturalarda arsa sahibi ve aynı zamanda davacı şirket ortağı olan davalının adının belirtilmesinin mümkün olduğu, mahkemece davacı şirketin kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak,
faturadaki borçların şiket kayıtlarında gözüküp gözükmediğinin belerlenmesi borç görünüyorsa ve şirket adına ödendiğine dair başka bir kanıt yoksa borçların davalı tarafından davacı şirket adına ödendiğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile itirazın iptaline takip konusu alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2415, K. 2010/8230, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama