KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2418 E., 2010/8269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2007/410 - 2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların baba oğul olarak dava dışı bir şirketin ortaklığından ayrıldıklarını, dava dışı bankadaki müşterek hesaplarının bulunduğunu, bu hesaptan müşterek para çekebildikleri halde davalının tek başına müvekkilinden izin almaksızın şahsi harcamaları için usulsüz ve haksız olarak para çektiğini, hesaptaki müvekkili payının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 6.000,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ihtiyacı nedeniyle hesaptaki mevcut paranın yarısı olan 4.480,00 TL’yi çektiğini, şayet davacı taraf hesabın 02.08.2004 tarihi itibariyle tasfiyesini istiyor ise o tarih itibariyle hesap bakiyesini yarısı ile müvekkilinin çektiği miktar arasındaki fazlalık olarak görünen 1.886,00 TL’nı iade etmeyi kabul ettiğini beyan ederek fazlaya ilişkin davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, mevduat hesabının 02.08.2004 tarihi itibariyle bakiyesinin yarısının davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.094,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile davalı adına açılan dava dışı banka nezdindeki müşterek hesaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davaya konu banka hesabının taraflara ait müşterek hesap olduğu konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak mahkemenin kabulünü aksine müşterek hesabın 2004 yılı Ağustos ayı itibariyle tasfiyesine ilişkin taraflar arasında bir irade bulunmadığı gibi dava dışı şirket ortaklığının sonlandırılması ile taraflara ait bu hesabın irtibatına ilişkin bir delil de sunulmuş değildir. Zira, davacının dava dilekçesindeki istemi, müşterek hesaptaki 01.08.2004 ila 02.12.2006 tarihleri arasındaki hesap hareketlerine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu hesabın 01.08.2004 ila 02.12.2006 tarihleri arasındaki banka kayıtları dosyaya celp olunarak davacı iddiası ile davalının savunma ve kabul beyanı da nazara alınarak yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde dosya içeriğiyle bağdaşmayan şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2418, K. 2010/8269, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama