KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2439 E., 2010/8441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/306 - 2008/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “Fatura Ödeme Merkezi” adı altında elektrik faturası tahsilatı yaptığını, davalının yapmış olduğu sözkonusu işlemin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin abonelerine vermiş olduğu elektriği faturalandıran ve fatura tahsilat yetkisi olan tek kuruluş olduğunu, müvekkilinin bu yetkisini karşılıklı olarak yapmış olduğu sözleşmelerle devredebildiğini, davalının hiçbir anlaşma ve izni olmaksızın menfaat karşılığı fatura tahsilatı yaptığını ileri sürerek, davalının abone elektrik faturası tahsilatından men edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anasözleşmesine ve yasalara uygun olarak internet üzerinden ödemelerin yapılması için aracılık hizmeti verdiğini, davacının isteminin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirket abonelerinin borçlarını belli bir ücret karşılığında davacı şirket hesabına internet bankacılığını kullanarak aktarması şeklindeki faaliyetinin davacının ve davacı ile sözleşmesi bulunan şirketlerin herhangi bir zararına yol açtığının ispatlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2439, K. 2010/8441, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama