KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2492 E., 2010/7869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2008 tarih ve 2006/418 - 2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1903 yılında kurulan müvekkilinin en köklü spor kulüplerinden birisi ve Beşiktaş markalarının sahibi olduğunu, davalının işyerinde yapılan aramada Beşiktaş markalarını taşıyan taklit ürünler ele geçirildiğini, böylece müvekkilinin marka tescilinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 3.500 YTL maddi, 3.500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, her ne kadar Söke Asliye Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verilmiş ise de bu kararın temyiz edildiğini, müvekkilinin okul masrafını çıkarmak amacıyla henüz pazardan yeni bir yer kiralamış iken arama yapıldığını, bu formalardan sadece iki adedini sattığını, ele geçen forma sayısının 13 olması karşısında istenen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının eyleminin aynı zamanda 556 sayılı KHK gereğince suç oluşturması nedeniyle BK. nın 60. maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı uygulanacağından davalının zamanaşımı definin yerinde görülmediği, davalı tarafından dava konusu ürünlerin taklit ürün olmadıkları yönünde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalının eyleminin taklit iki adet forma satma ve 13 adet formayı da satışa sunmaktan ibaret olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takdiren 2.500 YTL maddi, 2.500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2492, K. 2010/7869, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama