KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2602 E., 2010/9013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/143-2008/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin önce adi ortaklık şeklinde kurulan daha sonra limited şirkete dönüşen davalı aile şirketinin %25 hissedarı olduğunu, şirketin ortaklarına kar payı ödemediğini, diğer iki ortağa şirket karından birer daire verildiğini, müvekkiline taahhüt edilen daire karşılığında müvekkilinin aracını satarak şirketin bazı borçlarını ödediğini, villaya ekstra pek çok masraf yaptığını, arsa sahipleri ile davalı şirket arasındaki dava nedeniyle o dönemde villanın tapusunun müvekkiline verilemediğini, ancak o tarihten beri müvekkilinin bu villada oturduğunu, müvekkilinin hissesini aralarındaki güven ilişkisine dayanarak,
bedelsiz ve daha sonra geri almak üzere ortaklardan ...’ın oğlu ...’a devrettiğini, hissenin ve villanın kendisine verileceği belirtildiği halde aradan 4 yıl geçmesine rağmen bunun yapılmadığını, ...’ın muvazaalı olarak müvekkilini kandırıp hisselerini ele geçirdiğini ileri sürerek davalı şirket adına kayıtlı Seferihisar Doğanbey 4791 parsel sayılı villanın tapusunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, asıl davanın reddini, karşı davada ise 15.11.1998 tarihinden beri villada fuzuli şagil olan karşı davalıdan 4000 DM ecrimisil talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “vekalet ücreti ve faiz yönünden davalı-karşı davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 500 YTL ecrimisil bedelinin 15.11.1998 tarihinden 10.11.1999 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2602, K. 2010/9013, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama