KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2609 E., 2010/8882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2006/655 - 2008/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin 25 adet hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 01.07.2006 tarihinde bir genel kurul toplantısı yaparak çeşitli kararlar aldığını öğrendiğini, bu genel kurul toplantısı ile ilgili olarak kendisine bir çağrı yapılmadığını, bu nedenle genel kurula katılamadığını ileri sürerek, 01.07.2006 tarihli genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, iptali Istenen 01.07.2006 tarihli genel kurul toplantısında TTK’nun 368. maddesi hükümlerine uygun bir çağrının yapıldığı, bununla birlikte çağrı merasimine uyulmadığı kabul edilse dahi bu durumun müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu, ancak davacının 01.07.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığının kanıtlanmasının gerektiği, ancak bu hususa ilişkin dava dilekçesinde hiçbir iddiaya yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2609, K. 2010/8882, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama