KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2614 E., 2010/8870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/146 - 2008/501 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, kendisine ihraç edileceği tehdidi içeren ihtarname gönderilerek aidat ödemesinin istendiğini, oysa bu istemin dayanağı 11.02.2006 tarihli genel kurulun aidat alınmasına ilişkin kararının 20.01.2007 tarihli genel kurul kararı ile kaldırıldığını, 24 ortak tarafından fazla yapılan ödemelerin yükleniciden alınarak ortaklara iadesinin kararlaştırıldığını, iadesi gereken paranın ödenmeyeceğini, ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını, 2007 yılı aidatlarının mahsup edilmesi sonucu alacağı olduğunu ileri sürerek, bakiye 6.000.00 YTL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının aidat ödemekten kaçındığını, bu yönüyle açtığı davanın derdest olduğunu, istemin yerinde bulunmadığın savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 11.02.2006 tarihli genel kurulda aidat alınmasına karar verildiği, bu kararın iptali için davacının açtığı davanın reddedildiği, 20.01.2007 tarihli genel kurulda ise kooperatif tarafından yükleniciye fazladan ödenen paranın tahsili ile 24 ortağa ödenmesinin karar altına alındığı, henüz tahsilat yapılmadığı, davacının aidat borcunun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2614, K. 2010/8870, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama