KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2639 E., 2010/9136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2007/343-2008/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabından, 07.01.2007 tarihinde ve 16:03-16:59 dakikaları arasında, internet üzerinden 5 ayrı işlemle toplam 4.990,00 TL'nın üçüncü şahıslar lehine bilgileri dışında havale edildiğini, olay nedeniyle ruh halinin etkilendiğini ileri sürerek, 4.990,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının bilgisi ve iradesi dışında şifresi kırılmak suretiye 4.990,00 TL'nın havale edildiği, daha sonra bankanın 717,00 TL'nı davacı hesabına iade ettiği, davacı manevi zararının kanıtlanamadığı gerekçesiye davanın kısmen kabulü ile 4.273,00 TL'nın davalı bankadan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz istemi bakımından; Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 06.01.2009 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm aynı vekil tarafından HUMK'nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 20.01.2009 günü katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, bankacılık işlemine dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile 4.990,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istendiğine ve manevi tazminat istemi reddedildiğine göre, davalı yararına karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesi uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu hükme aykırı olarak reddedilen manevi tazminat nedeniyle davalı yararına ayrıca vekalet ücretine karar verilmemesi doğru olmamış ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2639, K. 2010/9136, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama