KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/266 E., 2010/6080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Serik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Serik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2008 tarih ve 2006/354-2008/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait otel içinde bulunan dükkanı bir yıllığına kiraladığını, yıllık kira bedeli 17.000,00 Euro olup bunun 2.000 Euro’sunun peşin olarak ödendiğini, bakiye kira bedelini tahsilat makbuzları karşılığında ödediğini ve sonraki dönem için avans ve bu dönem kiradan mahsup edilmek üzere toplam 5.791 Euro fazla ödeme yaptığını, ancak kira süresi bitince davalının sözleşmeyi yenilemeyip başka bir kişiye kiraya verdiğini, müvekkilinin de dükkanı tahliye ettiğini, müvekkilinin davalının haksız eylemi sonucu yeni dönemde dükkanda kiracı olarak oturamadığını,
dükkanı kullanmaması nedeniyle 5.000,00 YTL zarara uğradığını ileri sürerek, 5.791 Euro'nun 20.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, sözleşmenin yenilenmemesi sebebiyle uğradığı zarar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2.000 Euro’nun peşin alındığını, davacının kasa, fişleriyle ödemesinin 20.791 Euro olduğunu, toplam ödemesinin 22.791 Euro olduğunu, ancak 07.11.2005 tarihli kasa fişiyle yapılan 1.905,00 YTL (1.177 Euro) ödemenin kira bedeli olmayıp elektrik, su, yiyecek ve içecek bedeli olduğunu, 9 adet kasa tahsil fişine konu 6.291 Euro ödemenin de davacının talimatı ile otel kiracısı dava dışı ... hesabına aktarıldığını, davacının 1.677 Euro borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre 1 yıllık kira bedelinin 17.000 Euro olduğu, 2.000 Euro’nun peşin olarak ödendiği, peşin ödenen dahil davacının muhtelif tarihlerde toplam 22.791 Euro ödeme yaptığı, davacının dava konusu işyerini 22.04.2006 tarihinde tahliye ettiği, işyerinin davalı tarafça üçüncü kişiye kiraya verildiği,
davacının kararlaştırılan kira bedelinden 5.791 Euro fazla ödeme yaptığı, davalı taraf 1.177,00 Euro'nun davacının kiracı olarak bulunduğu dönemdeki elektrik, su, yiyecek, içecek bedeli olduğunu, 6.291,00 Euro’nun davacının talimatı üzerine ... hesabına aktarıldığını iddia etmiş ise de bu iddianın ispat edilemediği,
davacının da taşınmazı kendi iradesiyle boşalttığı, fazlaya ilişkin talebinin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.791 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının söz konusu faize uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri kira akdinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 23.11.2006 tarihli duruşmada ibraz ettiği dilekçesinde davacının 2.000 Euro peşin ödemede bulunduğunu, tahsilat makbuzları ile 20.791 Euro ödediğini, toplam ödemesinin 22.791 Euro olduğunu, ancak 07.11.2005 tarihli kasa fişiyle yapılan 1.905,00 YTL (1.177 Euro) ödemenin kira bedeli olmayıp elektrik, su, yiyecek ve içecek bedeli olduğunu, 9 adet kasa tahsil fişine konu 6.291 Euro ödemenin de davacının talimatı ile otel kiracısı dava dışı ... hesabına aktarıldığını, davacının alacaklı değil 1.677 Euro borçlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, bu iddiaların ispat edilemediği, davacının da taşınmazı kendi iradesiyle boşalttığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin delilleri arasında yemin delilinin de bulunduğu gözetilerek, davacıya yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre karar vermek gerekir iken bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/266, K. 2010/6080, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama