KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2710 E., 2010/9654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2005/236-2008/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'dan 22.08.1998 tarihinde davalı kooperatife ait hisseyi devraldığını, dava dışı Yasemin Şenuçar'ın açmış olduğu davada ...'a devredilen ortaklığın sahte belge yoluyla yapıldığının sabit olduğuunu ve karar gereğince dava konusu hissenin 10.11.2003 tarihinde ...adına tescil edildiğini, diğer davalıların ...'ı ortaklığa kabul kararı veren kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğunu ve zarardan müteselsilen sorumlu bulunduklarını, maddi tazminat olarak fiilen harcamak zorunda olduğu tutar değil, sahtecilik yapılmasaydı bu tutarı harcayarak elde edeceği konutun maddi değerini talep ettiğini,
olay nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 30.000 YTL maddi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 5.000 YTL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı ... yönünden davasını atiye terk etmiştir.
Birleşen Ankara 16.AHM'nin 2006/110 esas sayılı davasında, esas davada davalı olarak gösterilen ...'un davadan önce vefat etmesi nedeniyle, mirasçıları hakkında aynı gerekçelerle maddi tazminat talep edilmiş, sonradan dava atiye terk edilmiştir. Davalı Kooperatif vekili, davanın BK'nun 60.maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda devir işleminin geçersiz olması nedeniyle, geçersiz satışlarda taşınmazın değerinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, ancak denkleştirici adelet ilkesi gereğince zararın talep edilebileceğinin belirtildiği,
oysa davacının dilekçesinde kooperatif ortaklığının iptali nedeniyle ödediği aidatları talep ettiği gerekçesiyle,asıl dava yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabülüne, devir sırasında davalı ...'a ödenen 100 YTL'nın davalı ..., davalı kooperatif, davalı Kooperatif yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'dan dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı tarafından ödenen 5.382,91 YTL aidat bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı kooperatif ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen dava ve asıl davada davalı ... yönünden,
atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; davacı taraf davada, diğer iddialarının yanı sıra geçersiz sözleşme nedeniyle evin geri alınma tarihindeki değerinin de kendisine tazminat olarak ödenmesi talebinde bulunmuştur. Her ne kadar sahtecilik işleminde dahli ve olay nedeniyle sebepsiz zenginleşmesi olmayan davalı kooperatifin bu kalem tazminattan sorumlu tutulması mümkün değil ve konutun bedelinin tahsili istenemez ise de, kendisine konut teslim edileceği konusunda davacı üzerinde güven oluşturan satıcı davalı ...’nin denkleştirici adalet gereğince davacının bu nedenle uğradığı zararı ödemesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, bilirkişiler tarafından hesabı yapılan, hisse devri tarihinde davacının davalı ...’ye ödediği tutarın, dava tarihi itibariyle ulaştığı değere hükmedilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle bu husustaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2710, K. 2010/9654, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama