KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2880 E., 2010/9199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2006/200-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kol saatleri üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösterdiğini, "ROMANSON" ibareli markasının tanınmış olduğunu, anılan markanın 13.03.1998 tarihinden beri Türkiye’de de adına tescilli bulunduğunu, 07.12.2004 tarihinde Gümrük Muayene Memurluğunca yapılan tespitte davalı adına tescilli transit beyannamesi kapsamında Çin menşeli müvekkili markasını içeren saatlerin ele geçirildiğini, davalının lisans dahil olmak üzere marka üzerinde bir hakkının bulunmadığını, marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, eşyalara el konulmasına, imhasına ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, doğrudan dava açılamayacağını, yabancı olan davacının teminat göstermesi gerektiğini, esasen ele geçirilen emtiaların ihraç veya ithal malları olmamasından dolayı tecavüz ve tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Türkiye’de de tescilli ‘ROMANSON’ ibareli markanın sahibi olduğu, davalının hiçbir hakkı olmadığı halde Çin’den ithal ettiği kol saatlerinde bu markayı kullandığı, taklit ettiği, Türkiye’ye sınırları içine soktuğu, marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüzün durdurulmasına, bu tecavüzün giderilmesine, mallara el konulması ile imhasına ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2880, K. 2010/9199, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama