KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2978 E., 2010/8861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2006/265 - 2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Emlak Bankası Paris temsilciliği kanalıyla alıcısı ... olan kişiye havale gönderdiğini, havale evrakını doldururken ‘...’ adını sehven ‘...n’, adresi ve telefon numarasını ise doğru olarak açıkladığını, havale tarihinin Kurban Bayramına rastladığını, hemen sonra sahte kimlik ibraz eden ‘...’ adlı erkek şahsa ödeme yapıldığını, davalının personelinin yüksek montanlı havalelerde uygulanması gerekli iç tamimlere uymadığını, durumun müfettiş raporu ile sabit olduğunu, havale alıcısının açtığı davanın derdest olduğunu ileri sürerek, 34.000 Fransız Frangının kur artışıyla birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş vekili, müvekkilinin diğer davalının külli halefi Olmadığını, uyuşmazlık konusu alacağın davalılar arasındaki protokol uyarınca Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş üzerinde kaldığını, müvekkiline husumet düşmediğini ve esastan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkiline bir kusur izafe edilemeyeceğini, hata yapanın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, havalenin Tasfiye Halinde Emlak Bankası'nca ödendiği, bu davalının tüzel kişiliğinin devam ettiği, diğer davalıya husumet yöneltilmeyeceği, davacının ‘N’ harfini sehven yazdığını iddia ettiği, havale evrakını bizzat el yazısıyla yazdığı, bu harfin sehven yazıldığının kabulünün mümkün bulunmadığı, davalı Emlak Bankası personelinin bizzat kimliği ibraz eden havale alıcısına ödeme yaptığı, davacının kendi kusuruna dayalı dava açamayacağı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki davanın husumet nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ...Ş.’ye yönelik temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı hakkındaki kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, havale edilen paranın havale alıcısı dışında başkasına ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalı Tasfiye Halinde T.Emlak Bankası A.Ş’nin Paris Temsilciliği kanalıyla uyuşmazlık konusu meblağı Türkiye’de bulunan ... ’ya havale ettiği, havale talimatında ‘...’ ismini sehven ‘...n’ olarak, ancak adresini ve ev telefonunu doğru yazdığını, davalının, gerçek havale alıcısı yerine ‘...’ adına düzenlenmiş sahte kimlik ibraz eden kişiye ödeme yaptığını iddia etmiştir.
Havale edilen meblağın, ‘...’ adına düzenlenmiş sahte kimlik ibraz eden kişi imzasına ödendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Havale talimatında alıcının kimlik bilgileriyle ilgili yeterli açıklama bulunmamaktadır.
Davalı bankanın özellikle yurt dışından gelen yüksek bedelli havalelerde ödeme sırasında kimlik teyidi, kimlik bilgileri, telefon ve adres kayıtlarının doğru olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması hususlarında personelin nasıl hareket edeceğine dair tamimleri mevcuttur.
Esasen, uyuşmazlık konusu olayla ilgili yapılan soruşturma sonucunda kimlik teyidinin yapılmaması, başka kimlik sorulmaması, telefon bilgilerinin havale alıcısına ait olup olmadığı yönünde araştırma eksikliği bulunması nedeniyle de ödeme yapan personel hakkında uyarma cezası verilmiştir.
Bankalar özel yasa ile kurulmuş, ayrıcalık tanınmış güven kuruluşlarıdır. En hafif kusurlarından dahi sorumludur. Bu durum karşısında, davalı Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş’nin havale bedelinin sahte kimlik ibraz eden kişiye ödenmesinde kusuru bulunduğu açıktır. Ancak, davacının alıcı adını yanlış yazması, yeterli kimlik açıklaması yapmaması gibi nedenlerle kusurlu bulunduğu da sabittir.
O halde, iç tamimlere uymadan, gerekli dikkat ve özen göstermeden davalı Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş’nin havale bedelini sahte kimlik ibraz eden kişiye ödediği, kusurunun bulunduğu, davacının da bu olayın gerçekleşmesinde müterafik kusurunun olduğu hususları dikkate alınıp, kusur oranları bakımından denetime uygun uzman bilirkişiden rapor alınması, havale alıcısının da aynı istemle başka mahkemede dava açtığı anlaşıldığından bu dosyanın da akıbeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2978, K. 2010/8861, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama