KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/305 E., 2010/10498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2008 tarih ve 2007/479 - 2008/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince açılan davada Nürnberg-Fürth Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 20.12.2005 tarih ve 20 5098/05 sayılı gıyabi karar ve masrafların tespitine dair ek kararla toplam (46.035,44) Euro'nun davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yabancı mahkeme kararının davalıya doğrudan pasta yoluyla tebliğ edildiği, bu durumda tenfizi istenen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar tenfizi istenen “kararın” davalıya doğrudan posta yoluyla tebliğ edildiğinden kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yabancı mahkeme kararının dosyaya sunulan tercümesinde, anılan kararın bir suretinin davalıya 22.02.2006 tarihinde “resmi yoldan” tebliğ edildiği belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya nasıl tebliğ edildiği hususu araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/305, K. 2010/10498, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama