KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3059 E., 2010/9262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2007/425 - 2008/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada hesaplarının bulunduğunu, müvekkil ...'nın şahsi hesabından 9.500,00 YTL’nın diğer müvekkilin hesabına transfer edilerek, bilgi ve rızaları olmaksızın hesapta bulunan 500,00 YTL ile birlikte nakledilen 9.500,00 YTL olmak üzere toplam 10.000,00 YTL’nın 3. şahıs hesabına aktarıldığını, paranın kusurlu davalı banka tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 10.000,00 YTL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, internet işlemlinden dolayı bankanın kusurlu olmadığını, güvenlik konusunda gerekli tedbirlerin alındığını, internet bankacılığı sitesinde müşterilerine iki faktörlü güçlü kimlik denetleme dahil olmak üzere çeşitli güvenlik önlemlerinin sunulduğunu, bunların etkin olarak hizmete sunulup denetlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, bankaların bir güven kurumu oldukları bu nedenle objektif özel yükümlülüklerinin bulunduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi sırasında en hafif kusurlardan bile sorumlu oldukları, bu nedenle davacıların hesabından bankanın onların haberi olmaksızın şifrelerin kırılarak üçüncü kişi tarafından paranın kendi hesabına geçirilmesinde davalının kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, davacıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3059, K. 2010/9262, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama