İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/3060 K.2011/4079

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2007/411-2008/862 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2009/3060Karar2011/4079Tarih8 Nisan 2011Okuma10 dk · 2.046 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/3060 E., 2011/4079 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.046 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2007/411-2008/862 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı Renksan Ltd.

Şt.inin kiracı olarak kullandığı ve mülkiyeti ...ye ait fabrika binasının 13.08.2005 tarihli ve 7892689 poliçe numaralı Klasik Yangın Poliçesi tahtında ilk poliçede sigortalı olarak Renksan Ltd.Şt.olarak, daha sonra bu poliçeye zeyilname yapılarak bu kez sigorta ettiren Renksan Ltd.Şt. ve sigortalı da ... olarak sigortalandığını, bu binanın tapu sahibi ... tarafından 01.01.2006 tarihli kira sözleşmesi uyarınca boya fabrikası olarak kullanılmak üzere kiralandığını, yerin Renksan Ltd.

Şt isimli kiracının kullanımındayken 02.06.2006 tarihinde yangın meydana geldiğini, fabrika binasında maddi zarar oluştuğunu, zarardan öncelikle Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmesine ilişkin hükümleri ile BK’nun 41, 55 ve 100.maddesi uyarınca Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd.

Şti. 'nin sorumlu olduğunu, bu şirketin de işyerinde çıkacak yangın sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlarla ilgili olarak davalı Birlik Sigorta AŞ’ne 07.08.2005 tarihli sigorta poliçesi ile yangın mali mesuliyet sigortası teminatı ile 253.5005,00 YTL' na kadar sigorta yaptırdığını, dolayısıyla dava konusu zarardan davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin de sorumluluk poliçesi tahtında sorumlu olduğunu ileri sürerek,

müvekkilince sigortalısına ödenen 32.317,13 YTL’nin 01.09.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı kanun ile değişik 2. maddesindeki faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 02.06.2006 tarihinde Kırobası mevkiindeki Renksan İnşaat Malz. San. Tic. Ltd.

Şti. isimli şirketin kullanımındaki boya fabrikasında yangın çıktığını, bina malikinin ..., kiracısının ise Renksan Ltd.Şti olduğunu, ...’nin kendi binasını yine kendisine ait Renksan Ltd.Şti.ne(şirketin yetkilisi olduğundan)kiraladığını, kiralamanın muvazaalı olduğunu, yangın sonucu emtia ve binada hasarlar oluştuğunu,yangının meydana geldiği şirketin emtiası için ise 2815715 poliçe numarasıyla müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, şirketin binasının da davacı tarafın yangın poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı tarafın poliçesinde sigortalı ve aynı zamanda sigorta ettirenin Renksan Ltd.Şti olduğunu,

bu poliçe gereği de Renksan Ltd.Şti.'nin hasarının davacı tarafça ödendiğini, müvekkili şirketin poliçesiyle Renksan ltd.Şti’nin emtialarına gelebilecek hasarları teminat altına alındığını, davacı tarafın, binada meydana gelen hasarlarla ilgili zarar gören şirketin bulunduğu tapu maliki ...’ye ödeme yaptığını, bu kişiye ödenen tazminatın rücu kapsamı dışında olduğunu, yangın mali mesuliyet sigortasının zarar gören 3.şahısların zararları için söz konusu olup, sigortalının kiralayanına vereceği zararlar için ayrı bir poliçe gerektiğini, sonradan yapıldığı ileri sürülen zeyilname ile sigorta ettirenin Renksan ltd.Şti.,

sigortalı bina sahibinin ise ... olarak belirtildiğini, bu zeyilnameyi kabul etmediklerini, davacı tarafın sigortalısı ve sigorta ettireninin Renksan İnş.Malz.San.Tic.ltd.Şt olup, bu şirketin sahibi ve yetkilisinin ... olduğunu, kiracı şirket ile bina sahibinin aynı kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...

Oyak Sigorta AŞ’nin dava dışı sigortalısı olarak önce Renksan Ltd.Şt’ni göstererek davaya konu yangın olayının meydana geldiği fabrika binasının yangın sigortası için 13.08.2005-13.08.2006 tarihleri arasında geçerli 7892689 numaralı klasik yangın poliçesi düzenlediği, bu poliçede sigortalı olarak gösterilen anılan şirketin daha sonra yapılan zeyilname ile “sigorta ettiren” olarak gösterildiği, sigortalı olarak ise bina sahibi ...’nin gösterildiği, bina sahibi ...’nin bu binayı Renksan Ltd.Şt.ne kiraya verdiği,

bu kiracı şirketin de 07.08.2005-07.08.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı Birlik Sigorta AŞ ile iş yeri mali mesuliyet sigortası yaptığı, fabrikada davaya konu olan yangının 02.06.2006 tarihinde meydana geldiği binanın ve bazı emtiaların zarar gördüğü, davacı ... şirketinin binaya gelen zarar için dava dışı sigortalısı ...’ye ödemede bulunup ibraname alarak halefi sıfatı ile fabrika binasının kiracısı/kullanıcısı olan Renksan Ltd.Şt.nin yangın olayında sorumluluğu bulunduğu,

ödediği bedeli bu şirketten alma hakkını saklı tutarak iş yeri mali mesuliyet sigortası ile sigorta yaptırılan davalı şirketten rucüen tahsilini istediği, davacı ... şirketinin dayandığı poliçede sigorta ettiren olan Renksan Ltd Şti’nin TTK 1301.maddesi anlamında halefiyete göre dava açılacak 3.kişi konumunda olup olmadığının belirlenmesi gerekeceği, sigorta poliçesinde sigortalı ve/veya sigorta ettiren olarak yer alan kişilerin üçüncü kişi olamayacağı, ancak bu kişilerin dışındaki şahısların kendilerine rücu edilebilecek kişiler olacağı,

davacı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan zarar gören bina sahibi sigortalı ...’ye yaptığı ödeme dolayısıyla ...’nin haklarına halef olsa bile aynı poliçede ...’nin sigortalı ve Renksan Ltd.Şt’nin de sigorta ettiren olarak yer aldığından, esasen sigortalının üçüncü şahıs durumunda olmayan sigorta ettirene dönemeyeceği, dolayısıyla halefiyete dayanan bu davayı açamayacağı, alacağın temliki koşularının oluşmadığı, böylece dava dışı Renksan LTd.Şt’nin sorumlu olmadığının kabul edilmesi nedeniyle, buna bağlı olarak bu şirketin sigortacısı olan davalı ... şirketinin de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

2- Davacı vekili, davacı şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı taşınmazda çıkan yangın nedeniyle oluşan hasar bedelinin rücuen tahsilini istemiştir.

Davacı şirket tarafından düzenlenen 7892689 numaralı klasik yangın poliçesinde dava dışı Renksan İnşaat Malzemeleri San ve Tic Ltd Şti sigortalı iken, (1) numaralı zeyil- name ile sigortalı bina sahibi Selim Arditi, sigorta ettiren de Renksan İnşaat Malzemeleri

San ve Tic Ltd Şti olarak değiştirilmiştir. ...’ye ait olan bina dava dışı Renksan İnşaat Malzemeleri San ve Tic Ltd Şti’ne kiralanmıştır. Davalı Birlik Sigorta AŞ ise, sigortalısı Renksan İnşaat Malzemeleri San ve Tic Ltd Şti olan “Yangın Mali Sorumluluk ve 3.Şahıs Sorumluluk Teminatı” da verilen 2815715 numaralı “XL İşyerim Sigorta Poliçesi”ni düzenleyen sigorta şirketidir.

Kiracının zilyetliğinde iken çıkan yangında davacı şirkete sigortalı binada hasar meydana geldiği ve davacı tarafından hasar bedelinin sigortalısına ödendiği tarafların kabulündedir. 01.09.2006 tarihinde davacıdan sigorta bedelini alan ...

“İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu” başlıklı belgede “….Birlik Sigorta AŞ dahil ve fakat bununla sınırlı olmaksızın üçüncü şahıslara karşı olan tüm alacak ve dava haklarımı ödediği tazminat miktarı olan 32.317,00 YTL’ye kadar BK m.162 vd. ve TTK m.1301 uyarınca Axa Oyak Sigorta AŞ’ne devir ve temlik ettiğimi gayrikabili rücu kabul ve beyan ederim” demek suretiyle davaya konu olay nedeniyle sorumlu olanlardan olan 32.317 YTL tutarındaki alacağını B.K.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir.

Bu durumda davacı şirketin sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı bulunması nedeniyle, mahkemece işin esasına girilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının oy çokluğu ile reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/04/2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı vekili, davacı şirkete Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı taşınmazda çıkan yangın nedeniyle oluşan hasar bedelinin rücuan tahsilini istemiştir.

Davacı şirket tarafından düzenlenen 7892689 numaralı Klasik Yangın Poliçesi’nde dava dışı Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti. sigortalı iken, (1) numaralı zeyilname ile sigortalı bina sahibi ..., sigorta ettiren de Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti. olarak değiştirilmiştir. ...’ye ayrılan bina dava dışı Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti.’ne kiralanmıştır. Davalı Birlik Sigorta A.Ş. ise, sigortalısı Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti. olan “Yangin Mali Sorumluluk ve 3.Şahıs Sorumluluk Teminatı” da verilen 2815715 numaralı “XL İşyerim Sigorta Poliçesi”ni düzenleyen sigorta şirketidir.

Mahkemece, dava dışı Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin davacı ... Oyak Sigorta şirketine yaptırdığı (13.08.2005-13.08.2006 tarihleri arasında geçerli olan) “Klasik Yangın Poliçesi”nde sigorta ettiren olduğunu, bu nedenle sigorta ilişkisinde üçüncü kişi durumunda olmadığını, dolayısıyla TTK’nun 1301. maddesi kapsamında davacının halefiyet hakkı bulunmadığını, diğer taraftan alacağın temliki şartlarının da oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dairece, 01.09.2006 tarihinde davacıdan sigorta bedelini alan ...’nin 31.317,00 YTL alacağını BK’nun 162 vd., TTK’nun 1301. maddesi uyarınca Axa Oyak Sigorta Şirketi’ne temlik ettiğini, bu temlikin geçerli olduğunu buna göre işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, ancak sayın çoğunlukça Reksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin sigorta ettiren sıfatından dolayı üçüncü kişi durumunda olmadığı kabul edilmiştir.

Oysa ki Reksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti. sigorta ilişkisinde üçüncü kişi durumundadır. Şöyle ki; başkası hesabına sigorta, sigorta ettirenin, üçüncü kişi ya da kişilerin (sigortalı) sigortalanabilir menfaatlerini onların lehine sigortaladığı sigortalardır. Başkası hesabına sigortada, sigortalının sigorta himayesine kavuşabilmesi için bu güvencenin kaynağını teşkil eden sözleşmenin kuruluşuna iştirak etmesi şart değildir.

Sigorta himayesi, başkası hesabına sigortanın BK’nun 111. maddesi anlamında üçüncü şahıs lehine sözleşme niteliği gereği sigortalının iradesinden bağımsız olarak meydana gelir. Şüphesiz, sigorta1ının kendi lehine oluşan edimi reddetme hakkı vardır. Başkası hesabına sigortanın söz konusu olması halinde, denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda sigortalının uğradığı zarar, TTK'nun 1445 vd. hükümleri dairesinde giderilmesi gerekir.

Söz konusu hükümler, TTK'nun 1264. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kara sigortalarında da kıyasen uygulanır. Buna göre, sigortalı başkası hesabına yapılan sigortada sigorta mukavelesinden doğan haklar sigortalıya aittir (TTK mad. 1445/I,c 1). Söz konusu hüküm, sigortalının sigortacı karşısında zararının giderilmesi talebiyle ilgili olarak maddi hak sahibi olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte, söz konusu alacağın sigortacıya karşı ileri sürülebilmesi hususunda kural olarak sigorta ettiren yetkilidir (TTK mad. 1445/11). Bu hükme göre, sigortalı, sigorta ettirenin muvafakati olmaksızın ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde hakları üzerinde tasarruf edebileceği gibi, bu hakları mahkemede iddia edebilir. Bu hükümler incelendiği takdirde kanun koyucunun bilinçli olarak sigorta ettiren ve sigortalı ayrımına gittiği görülmektedir.

Sigorta ettirenin TTK'nun 1446. maddesi hükmü dairesinde sigortacıdan sigorta tazminatını tahsil etmesi durumunda, tahsil ettiği miktarı sigortalıya ödemek zorundadır. Sigorta ettirenin

bu yükümlülüğü, sigortalı ile akdettiği sözleşme uyarınca başkası hesabına sigorta sözleşmesi akdetme yükümlülüğünden bağımsız olarak anılan hükümlerin tesis ettiği sigorta ettiren ile sigortalı arasında kanuni yedi emin ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Şüphesiz, -TTK mad. 1447 hükmü hariç- sigorta ettirenin, maddi açıdan sigortalıya ait sigorta tazminatını yedinde tutmaya yetkili olduğunu kabul etmek, zenginleşme yasağı ilkesine de aykırılık teşkil edecektir.

Sigortacı, başkası hesabına sigorta sözleşmesi gereği sigortalının zararını giderecek olursa, sigorta ettirenin sorumluluk menfaatini de doğrudan doğruya güvence altına almış olmaz. Bunun sonucu olarak, başkası hesabına sigortada sigortalının sigorta ettirene karşı sahip olduğu tazminat alacağının yukarıda anılan halefiyete ilişkin hükümler dairesinde sigortacıya intikal edip etmeyeceği sorunu gündeme gelmektedir.

Başkası hesabına sigortada sigortacının sigortalıya sigorta tazminatını ödemesiyle sigortalının sigorta ettirene karşı olan tazminat alacağının sigortacıya yukarıda zikredilen halefiyet hükümleri uyarınca intikali, sigorta tazminatının ödenmesiyle malik sigortalının sigorta ettirene karşı sorumluluk hükümleri dairesinde sahip olduğu tazminat alacağının sona ereceğinden bahisle peşinen reddedilemez.

Zira, TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri hükümleri sigortacının rücudan feragati hariç sigortadan zarar veren şahsın yararlanamayacağı esası üzerine kaleme alınmıştır. Kanun koyucu da söz konusu hükümlerde, sigorta tazminatının ödenmesine rağmen sigorta1ının sorumluluk hükümlerinden kaynaklanan tazminat alacağının devam edeceği esasından hareket etmektedir.

Dolayısıyla, sigortalının sigorta ettirene karşı tazminat alacağı devam edeceğinden meydana gelen zarar dolayısıyla çifte tazminat alma ihtimali doğacaktır ki, halefiyete ilişkin hükümlerin öngörülüş amaçlarından biri de bu şekilde ortaya çıkan zenginleşme ihtimalini ortadan kaldırmaktır.

Sigortalıya sigorta tazminatını ödeyen sigortacının onun sigorta ettirene karşı olan tazminat alacağına halef olamayacağı iddiası kara sigortalarında TTK'nun 1301. maddesinin lafzına, yani hükümde geçen "Sigorta ettiren kimsenin" ifadesine dayandınlabilirse de TTK mad. 1361' de kanun koyucunun açıkça "sigorta ettiren" ifadesi yerine "sigorta1ı" tabirine yer verdiği gözden kaçırılmamalıdır. Belirtmek gerekirse, kara sigortalarında da TTK mad.

1301 'in lafzı, "sigorta ettirenin", sigortacının halefiyete binaen rücu edebileceği üçüncü kişi sayılamayacağı iddiasına dayanak teşkil etmemelidir. Mehazları farklı olan bu iki hükümden TTK mad. 1301 'de açıkça "sigorta ettiren"den söz edilmesi, kanun koyucunun kendi hesabına sigortayı kural kabul etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, TTK mad.

1301' de kanun koyucunun üçüncü kişiden yalnızca sigorta sözleşmesini akdetmemiş olan kişiyi (yani sigorta ettiren olmayan) kişiyi kasdettiği sonucu çıkarılamaz.

Aksi takdirde, örneğin, nakliyeci sigorta ettirenin akdettiği taşıma sorumluluk sigortası ile hem kendini hem de başkası hesabına sigorta ile sürücüsünün sorumluluğunu sigorta ettirmesi halinde, sigortacıya, taşımadan dolayı taşıyıcının taşıtana olan sorumluluğunu tazmin ettikten sonra sigorta sözleşmesini akdetmemiş olan fakat sorumluluk menfaati sigortalanmış olan sigortalıya (Sürücü) rücü etme imkanı bahşedilmiş olur. Sonuç olarak TTK mad.

1301 'de sözü edilen üçüncü kişi kavramını sigorta sözleşmesini akdetme eyleminden bağımsız olarak değerlendirmek gerekir. Hükümde geçen üçüncü kişi kavramı, menfaati sigorta edilmeyen kişi şeklinde anlaşılmalıdır. TTK mad. 1361'de bu sebeple açıkça "sigortalı" kavramına yer verilmiştir. Dolayısıyla, TTK mad. 1361 'de ifade edilen üçüncü kişi, sigortalı dışındaki, yani menfaati sigorta edilmeyen kişi dışındaki kişilerdir. Dolayısıyla bir kişi, sigorta sözleşmesini

akdetmiş olsa bile kendi menfaatini sigortalatmamışsa üçüncü kişi sayılmalıdır. Sigorta ettiren dahi olsa sigortacı menfaati sigorta edilmeyen kişiye TTK mad. 1301 veya TTK mad. 1361 uyarınca rücu edebilecektir. Somut olayda Renksan İnşaat Malzemeleri San. ve Tic.Ltd.Şti. kiracı olarak kendi sorumluluğunu davalı Birlik Sigorta A.Ş.’ne “Yangın Mali Sorumluluk ve 3.Şahıs Sorumluluk Teminatı” da veren “XL İşyerim Sigorta Poliçesi”ni yaptırmış olduğundan davalı ... şirketine karşı dava açılması mümkündür. Bu nedenle bozma ilamının (1) nolu bendindeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3060, K. 2011/4079, 8 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3060
Karar No
2011/4079
Tarih
8 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/3061 K.2011/5198
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/3067 K.2011/2757
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/3068 K.2011/3038
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/3069 K.2011/5233
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/3070 K.2011/5227
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/3070 K.2011/2758

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.