KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3088 E., 2010/8852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.02.2008 tarih ve 2007/800 - 2008/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sözleşme ile bağlı bulunan bayilerin müvekkiline karşı işleyecekleri emniyeti suiistimal eylemleri sonucu müvekkilinin uğrayacağı zararın davalı şirket nezdinde düzenlenen emniyeti suiistimal sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin ganyan bayii ...’un 06.10.2003 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin bu bayiden 10.692.453.534.-TL hasılat alacağı bulunduğunu, anılan bayiinin mirasçılarının mirasın reddini istediklerini, bu nedenle müvekkilinin anılan miktar kadar zarara uğradığını ancak davalının müvekkilinin tazminat istemini reddettiğini ileri sürerek, söz konusu bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ölen bayiinin ailesinin mirası reddi nedeniyle bayiinin davacıya olan borcunun ödenememesinin poliçe özel şartlarına göre emniyeti suiistimal eylemini oluşturmadığını, tazminat isteminin poliçe teminat kapsamına girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, talep edilen bedelin temerrüde düşüldüğü tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3088, K. 2010/8852, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama