KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3208 E., 2010/9494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.20008 tarih ve 2006/1974-2008/2552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili üst birliğin üyesi olan davalı kooperatifin 2005 Haziran ile 2006 Haziran döneminde ödemediği toplam 2.520,00 YTL aidat borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazda bulunduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, bu istifanın davacı tarafından 04.07.2005 tarihinde tebellüğ edilmiş olduğunu, müvekkilinden üye olmadığı bir döneme ilişkin aidat ve gecikme faizi isteminde bulunulmasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 28.06.2005 tarihinde istifa ettiği, 2005 hesap yılı sonuna kadar olan üyelik aidatlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının takibe itirazının 1.800,00 YTL alacak, 1.872,00 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.672,00 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 10 gecikme faizi uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanan % 40 icra inkar tazminatı olan 720,00 YTL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı kooperatifin aidat borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı Birlik, davalının genel kurulda karar altına alınan aidat borcunu ödememesi nedeniyle bu borcun tahsili amacıyla 27.07.2006 tarihinde icra takibine geçmiştir.
Davalı ise davacı Birlik ortaklığından istifa etmiş olduğunu, istifaya ilişkin iradesinin davacıya 04.07.2005 tarihinde bildirilmiş olduğunu, ortaklıktan çıkması nedeniyle ancak ortaklardan istenebilecek aidat borçlarından sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davacı Birlik’e ait anasözleşmenin 16 ncı maddesinde her ortağın hesap yılı sonundan 1 ay önce Birlik yönetim kuruluna yazı ile başvurarak ortaklıktan çıkabileceği düzenlenmiştir.Buna göre, ana sözleşme ile kooperatif ortaklığından istifanın kısıtlanmadığı, davalının anasözleşme ile kendisine tanınmış bulunan hakkı yine anasözleşmede belirtilen zaman koşuluna uygun olarak kullandığının da anlaşılması karşısında davalının ortaklığının istifaya ilişkin iradesinin davacı kooperatife ulaştığı 04.07.2005 tarihinde sona ermiş olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, anılan tarih itibariyle kooperatif ortaklığı sona eren davalı aleyhine bu tarihten sonra 27.07.2006 tarihinde icra takibine geçilerek ortaklardan istenebilecek aidat ve gecikme faizi borçlarının tahsili isteminde bulunulmasının yasal bir istem olarak kabulü mümkün olmadığından ortaklığın sona ermesinden sonra başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3208, K. 2010/9494, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama