KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3283 E., 2010/9675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.02.2009 tarih ve 2008/589-2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.11.1999 tarihinde (35.000.000) TL tutarındaki giriş aidatını ödeyerek ortak olmak için davalı kooperatife müracaat ettiğini, 30.09.2004 tarihinde de (1.000.000.000) TL ödemede bulunduğunu, halen kendisine ait minibüs ile kooperatif ortağı sıfatıyla davalı kooperatife ait hatta yolcu taşımacılığı yaptığını, buna rağmen müvekkilinin ortaklığa kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının anasözleşmenin 10. maddesindeki şartları yerine getirmediği için hiçbir zaman müvekkili kooperatif ortağı olmadığını, bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, banka hesabına yatırılan paraların da hiçbir zaman çekilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın temyizi üzerine, Dairemizce, kooperatif ortaklığına kabulün, kooperatifin yetkili organlarının bu hususta vereceği bir kararla olabileceği gibi, açık bir karar olmadan da, ortak tarafından yapılan ödemelerin kabulü gibi bir takım işlemlere dayalı şekilde, ortaklığın zımnen benimsenmesi suretiyle de olabileceği, somut olayda, taşıma sözleşmelerinde davacının da imzasının bulunduğu,
davacının diğer ortaklarla birlikte taşıma işine devam ettiği, kooperatifçe davacı tarafından yatırılan paraların iadesi cihetine gidilmemesine göre, mahkemece davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu kabul edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirktiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3283, K. 2010/9675, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama