KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3369 E., 2010/9624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2008/506-2008/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ABD’de faaliyet gösteren Vemma Nutrition Company’den aldığı lisansla “Vemma” markası ile meyve özlerinden yapılan antitoksidan içecekler üretip pazarladığını, Türkiye pazarına girmek için biri Vemma Nutrition Company diğeri davalı şirketle 2 adet gizlilik anlaşması imzaladığını, davalı şirketin bu anlaşmayı ihlal ederek müvekkilinin lisansörüne ait markayı ve müvekkili şirketin unvanında yer alan “Vemma” ibaresini marka olarak tescil için başvurduğunu, davalının “Vemma” ibareli marka başvurusunun geri çekilmesi için yapılan ihtara cevap verilmediğini, bu haksız başvuruya TPE nezdinde itiraz edildiğini,
marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, başvuruda kullanılan özgün şekle sahip “Vemma” markasının internetten kopyalanıp marka başvurusunda kullanıldığını, davalının müvekkilinin markasından, imajından, ürünlerinden haksız yaralandığını, yine davalının ticaret unvanına kötüniyetle “Vemma” ibaresini eklediğini, bu eyleminin haksız rekabet yarattığını, “vemma” ibareli internet adreslerini adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin ticaret unvanın Paris Sözleşmesi’nin 8. maddesi ile koruma altında olduğunu,
davalının müvekkilinin ticaret unvanında yer alan “vemma” kelimesini marka olarak tescil için başvurusunun ve ticaret unvanına eklemesinin haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, davalının ticaret unvanından “vemma” ibaresinin silinmesini, sicilden terkinini, davalının vemma ibareli internet adreslerinin müvekkili şirkete devrini ve sicilden terkinini, 10.000,00 YTL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ve ürünlerinin Türkiye’de tanıtımını yapmak için davacı şirketten aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, müvekkilinin ciddi emek ve masraf harcadığını, TPE nezdinde marka başvurusu yaptıktan sonra davacının müvekkil ile çalışmaktan vazgeçtiğini, işi başkasına devredeceğini öğrendiklerini, davacının talimatı üzerine müvekkili şirketin ticaret unvanına “vemma” ibaresinin eklendiğini, diğer işlem ve eylemlerin davacının talimatlarıyla gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmalığın 556 sayılı KHK kapsamında marka hakkına tecavüzden kaynaklandığı, markaların tescil edilme ve korunması esaslarının 556 sayılı KHK ile düzenlendiği, bu KHK’den kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3369, K. 2010/9624, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama