KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3477 E., 2010/9703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/244-2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin muhasebe müdürlüğü yaptığı, araç alım-satımı nedeni ile üçüncü kişiden tahsil ettiği 5.000 USD karşılında aynı miktarda senet imzalayarak davacı şirkete verdiği, senet bedelini üçüncü kişiden tahsil etmesine rağmen tahsilatı davacı şirkete ödemediği ileri sürerek 5.000 USD’nin tahsilini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, senedin iş akdinin feshedilmesi üzerine şirkete ait kasadaki senetlerin iade edilmesi karşılığında teminat senedi olarak verildiğini, arkasında da “... Mot. Ar. San. ve Tic. A.Ş.’den almış olduğum senetlerin iadesi halinde iptal edilecektir” ibaresinin yazıldığını, müvekkilinin tüm senetleri ve kasa anahtarlarını teslim ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senedin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalının Şişli 2.İcra Hukuk Mahkemesine şikâyette bulunarak takibin iptalini istediği, mahkemece senedin "Teminat Senedi" olduğu kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği, davacının alacağını kanıtlayamadığı, davalı yeminli beyanında davacı şirkete evrakların teslimi sürecinde teminat senedi imzalayıp verdiğini, devir teslim işlemleri tamamlandığı halde senedin kendisine iade edilmediğini, davacıya borçlu olmadığını, davayı kabul etmediğini ifade ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3477, K. 2010/9703, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama