KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3517 E., 2010/9648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2005/175 - 2008/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın pilot olarak işe alındığını, ancak uçuş eğitimini tamamlamak üzere iken haklı bir sebep olmaksızın istifa ederek rakip firma olan diğer davalı THY’de işe başladığını, müvekkilinin zaman, emek harcayıp, yüklü eğitim giderleri yapmak sureti ile yetiştirdiği davalı ...'nin haklı bir sebep olmaksızın işten ayrılarak diğer davalı tarafından işe alınmasının müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, iyi niyet ve sadakat ilkelerine aykırı olarak haksız rekabet yaratacak şekilde davranıldığının tespitine,fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile,
davalı ... için yapılan 19.551,00 Euro eğitim masrafı ve bu şahsın lisans ile elde ettiği kazanım nedeni ile 2.000,00 YTL’nın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin pilot olup, pilot olarak davacı şirkette işe başladığını, uçuş eğitimlerinin tam olarak verilmediğini, tazminat taleplerinin dayanağının bulunmadığını,istifasının haklı gerekçelere dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı THY vekili, davalı ...'ın davacı şirketten istifa etmesinde müvekkilinin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını,davacının ileri sürdüğü istemlerin muhatabının münhasıran diğer davalı olması gerektiğini, olayda haksız rekabetin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden husumet ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ... arasında yazılı olarak yapılmış herhangi bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığı, davalının aradaki ilişkiyi feshederek başka yerde işe başlaması nedenine dayalı olarak davacının yaptığı istemlerin yasal dayanağının olmadığı, haksız rekabet olarak nitelendirilebilecek bir unsurun da olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı THY A.O yönünden husumet yokluğu nedeni ile, diğer davalı ... yönünden ise sabit bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı THY A.O.na yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı ...’a yapılan eğitim masrafları ile bu şahsın lisans ile elde ettiği kazanım karşılığının tahsili istemine ilişkindir .Davacı taraf davada, davalı ...’nin pilot olduğu,pilot olarak istihdam edilmek üzere işe alındığı, bu nedenle anılan davalıya özel eğitim verildiği,ancak davalının eğitiminin bitimine az bir süre kalmış iken haklı bir nedene dayalı olmaksızın davacıya istifasını sunarak işten ayrıldığı, diğer davalı Kurum’da işe girdiği, davalının bu tutumu nedeniyle kendisine yapılan eğitim masraflarının karşılıksız kaldığı, oysaki eğitim masraflarının davalının pilot olarak kendi şirketlerinde çalışacağı inancıyla yapıldığını,bu nedenle davalının istifası sonucu zarara uğradığını iddia etmektedir.
Taraflar arasında yapılmış yazılı bir hizmet akdi bulunmamaktadır.
Ancak, davalı ...’nin davacı nezdinde 26.01.2005 tarihinde işe başladığı, 04.05.2005 tarihinde verdiği istifa dilekçesi ile de işten ayrıldığı dosyada mevcut işe giriş bildirimi ve istifa dilekçesi ile anlaşılmış olduğu gibi esasen anılan taraflar arasında hizmet ilişkisinin varlığı yargılamanın hiçbir aşamasında taraflarca inkar edilmemiştir.Bu durumda davacı ile davalı ... arasında hizmet akdinin kurulmuş bulunduğu çekişmesizdir.Konuya ilişkin Borçlar Kanunu’nun 314 ncü maddesinde hilafına bir hüküm bulunmadıkça,
hizmet akdinin hususi bir şekle tabi olmadığı açıkça düzenlenmiştir.Buna göre hizmet akdinin varlığı ve geçerliliği için yazılı şekil şart değildir.Bu itibarla,davacı ile davalı ... arasında bir hizmet akdinin kurulmuş olduğu ve bu akit gereğince davacının davalı ...’yi pilot olarak kendisine ait havayolu şirketinde çalıştırmak amacını taşıdığı,
buna yönelik olarak anılan davalının eğitimi için harcamada bulunduğu ancak bu davalının haklı bir sebep göstermeden davacı ile olan hizmet akdini feshettiği ve diğer davalı şirkette işe başladığı anlaşılmıştır.Hava yolu ile taşımacılık sektörünün içinde bulunduğu koşullar,pilot yetiştirmenin zorluğu ve yetişmiş bir pilotu kaybetme sonucu uğranan zarar ile sektörün kendisine özgü özellikleri ve sorunları dikkate alındığında davalı ...’ın kendisine verilen eğitimi haklı bir nedene dayanmaksızın karşılıksız bırakması taraflar arasında mevcut hizmet akdinin amacına,davacının bu hizmet akdinden beklediği yarara aykırı bulunduğu gibi,
tüm hukuki ilişkiler için geçerli bulunan Medeni Kanun’un 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarına uygun davranma zorunluluğuna da aykırıdır.O halde mahkemece, davacının davalı ...’yi kendisine ait havayolu şirketinde pilot olarak istihdam edeceği inancıyla yaptığı eğitimine yönelik masraflar ile bunun karşılıksız bırakılması nedeniyle uğradığı zararın karşılığı olarak makul bir tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, davalı ...’ye yönelik davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3517, K. 2010/9648, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama