KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3551 E., 2010/10750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2007/142-2008/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı konuda faaliyet yapmak üzere kurulduğunu, davalı şirket ortağı ...’in aynı zamanda müvekkil şirketin de % 50 oranında ortağı bulunduğunu, davalının müvekkili şirket ile aynı ticaret unvanını kullanılmasının karışıklığa neden olduğunu, davalı şirket ortağı ...’in müşterilere faks göndererek davacı şirketteki ortaklığının sona erdiği ve davalı şirkette faaliyetinin devam ettiği yönünde yalan bilgi notları göndermesinin müşteriler arasında güven sorunu oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirket ortağının bu haksız davranışlarının önlenmesi için davalı şirketin haksız rekabetinin önlenmesine, davalı şirketin kullandığı araçlara el konulmasına ve karar özetini ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin kurulma aşamasından davacı şirketin haberdar olup karşı çıkmadığı, iki şirketin de aynı binada faaliyet gösterdiği, başlangıçtaki muvafakati nedeniyle davacının unvan taklidinden bahsedilemeyeceği, ayrıca TTK 457 anlamında ortaklıkla rekabet ve TTK 56. maddesi uyarınca haksız rekabet koşullarının da davada oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3551, K. 2010/10750, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama