KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3568 E., 2011/2074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2004 tarih ve 2001/1832-2004/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki oldu gayrimenkulün, davalı bankanın kredi borçlusu dava dışı Vergili A.Ş.’nin borcunun ödenmesi amacıyla davalı bankanın belirlediği (785.000)TL değer üzerinden 31.12.1998 tarihinde davalı bankaya satıldığını, bu bedelden (504.824,32)TL’nın davalı banka hesaplarına aktarılarak kredi borcunun ödendiğini ancak bakiye bedelin müvekkillerine iade edilmediğini ileri sürerek, şimdilik (20.000)TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın müvekkiline devrinin 31.12.1998 tarihinde imzalanan protokol uyarınca kredi borcunun tasfiyesi ve borçluların ibrası anlamına gelmemek kaydıyla yapıldığını, taşınmazın bedelinin de aynı protokolde verilen yetkiye dayanılarak müvekkili banka tarafından belirlendiğini ve ne taşınmazın o günkü değerini yansıttığını ne de müvekkili lehine sebepsiz zenginleşme anlamına geldiğini, protokolün imzalanmasından ve devrin yapılmasından iki yıl sonra açılan bu davanın protokole aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasındaki protokolün 4. maddesi uyarınca gayrimenkulün devir bedelinin bankaca belirleneceği ancak bu bedelin hiçbir şekilde borcun tahsil ve tasfiye edildiği anlamına gelmeyeceği, yine taraflar arasında resmi şekilde düzenlenen tapu kaydına göre satış bedelinin davacılarca nakden ve peşin olarak alındığı ve iadesi gereken bir bedelden bahsedilmediği, taşınmazın davalı bankaya borcun kapatılması için satıldığı ve mülkiyetinin davalıya intikal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3568, K. 2011/2074, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama