KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3586 E., 2010/9611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/310 - 2008/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olduğunu, bankanın internet Hizmetlerinden yararlandığını, 30.06.2006 tarihinde müvekkiline ait hesaptan 12.300,00 YTL’nın internet üzerinden tanımadığı kişilerin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin internet hesabına ait şifreler kırılmak suretiyle parasının hesabından çekilmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 12.300,00 YTL’nın işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifre ve parolasının üçüncü kişilerin eline geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesaptaki işlemlerin davacının kişisel bilgileri ve şifresi kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davalı bankanın kullandığı ve davacı mudisine kullandırdığı güvenlik sisteminin çalınmış bilgilerin kullanılmasını engelleyemediği, davacının oluşan zararda %10 oranda kusurlu olduğu, davalı bankanın ise %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.070,00 YTL’nın temerrüt tarihi olan 25.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen,
bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ise de davacı tarafın temyizi bulunmaması nedeniyle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3586, K. 2010/9611, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama