KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/359 E., 2010/6074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 tarih ve 2007/477-2008/1331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Toros Şubesi’ndeki hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 16.02.2006 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı Hasan Sel isimli bir kişinin Tepeüstü İstanbul Şubesi’nde bulunan hesabına toplam 5.600,00 YTL havale yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın 17.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifresini koruyamadığını, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet şubesinde yapılan finansal işlemlerde güvenlik eksikliği nedeniyle davacının zarara uğradığı, davacının zararının 5.600,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 YTL’nin 17.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/359, K. 2010/6074, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama