KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3725 E., 2010/9949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2008/332-2008/730 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigortalı müvekkiline ait işyerinde yapılan hırsızlık sonucu oluşan zararın ödenmediğini ileri sürerek, 22.000.YTL nin ihbar tarihi olan 05.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hırsızlık sonucu çalındığı iddia edilen malların faturalarının davacıya ait olmayıp dava dışı Mustafa Uysal' ait olduğunu, Mustafa Uysal firmasının kapanıştan sonra davacı ...'a herhangi bir devir yapmadığını, faturaların Mustafa Uysal firması adına kesilmeye devam ettiğini, ... ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığını,davacının açılışının 24.l.2007 tarihinde gerçekleştiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alep edilen zararın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemce, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, çalındığı iddia olunan malların olaydan önce sigortalı yerde mevcut olduğunun sigortalı tarafından kanıtlanması gerektiği, hırsızlık sonrası herhangi bir fiili sayımın yapılmadığı, bu sebeple zararın tek düzen muhasebe planına uygun olarak hesaplanmasının imkansız olduğu,sigortalı işyerinde 5.3.2007 günü meydana gelen hırsızlık sonucu sigortalının uğradığı zararın geçmiş aylara ait giriş ve çıkışları dikkate alınarak yapılan tespitte çalınan emtia değerinin 2.743,47.YTL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.743,47.YTL nin 05.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) nolu davalı vekilinin (3) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı tarafından eksik sigorta bulunduğu yönünde bir savunmada bulunulmamasına rağmen eksik sigorta hükümleri esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapan bilirkişi kurulu raporunun benimsenip hükme dayanak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu yönü ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Uyuşmazlık konusu olayda, davalı rizikonun teminat kapsamında olmadığından bahisle tazminat ödememiş, davacı, dava açmak zorunda kalmıştır.Davacı vekili riziko ve ihbar tarihi olan 05.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tazminata hükmedilmesini istemiş, mahkemece, denetlenebilir bir gerekçe de gösterilmeden istem gibi karar verilmiştir.Oysa, sigorta tazminatının ne zaman muaccel hale geleceği hususunda poliçe genel şartlarının B.5 maddesinde hüküm bulunup,
sigortacının belirlenen tazminatı,rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeme yapma zorunda olduğu belirtilmiştir.Bu bağlamda, davalının temerrüdünün anılan hüküm çerçevesinde değerlendirilip tartışılması gerekirken yazılı tarihin temerrüd tarihi olarak kabul edilmesi eksik incelemeye dayalı olup, doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3725, K. 2010/9949, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama