KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3744 E., 2010/10507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/1019 - 2008/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline deniz taşıma sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 73.045,60 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı tanınarak kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın yükleme sırasında meydana geldiğini bunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, deniz taşıma sigorta sözleşmesine dayalı davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalı taşıyandan rücuen tazmini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa’nın 388. maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin hasara davalının neden olduğunu iddia ederek tazmini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesis edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin iki ayrı istemi olmasına rağmen bu istemlerden kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin hüküm kurulduğu halde tazminata ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacının tazminat istemine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3744, K. 2010/10507, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama