KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3828 E., 2010/10097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/206 - 2008/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken yönetim kurulunun 02/01/2008 tarihli kararı ile aidat borçlarını ödemediğinden bahisle ortaklıktan ihraç edildiğini, ancak parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine dair 10/09/2007 tarihli ikinci ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, ayrıca ihtarnamelerin yasal unsurları taşımadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, ihraç kararı ve ihraçtan önce keşide edilen iki ihbarnamenin de davacının kooperatife bildirdiği adrese usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının hiçbir ödemede bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, ihtarnamelerin ve ihraç kararının davacının kooperatife bildirdiği adrese gönderildiğini, 31/03/2007 tarihli ilk ihtarnamenin oğluna, 10/09/2007 tarihli ikinci ihtarnamenin ve ihraç kararının daimi işçi Reşat Polat imzasına tebliğ edildiği, adresin davacının ortağı olduğu limited şirkete ait olduğu ve işçi Reşat Polat’ın davacının değil şirketin işçisi olduğu, Tebligat Kanununun 18. maddesi gereğince 10/09/2007 tarihli ikinci ihtarnameye ilişkin tebligatın işçisine yapılmakla usulüne uygun olmadığı, bu sebeple geçerli bir ihraç kararı olmadığı gerekçesiyle ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3828, K. 2010/10097, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama