KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3852 E., 2011/2528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2006/684 - 2008/777 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalılardan Turkcell A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacılar vekili Av. ... ile davalılardan Turkcell İletişim Hiz. A.Ş. vekili Av. ....ile Av...... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan Telsim Mobil Telekom Hiz.
A.Ş. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan Telekom İtalia SpA’nın telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren bağımsız bir teşebbüs olduğunu, Türkiye’de GSM operatörlüğü için yeni lisanslar verileceği hususundaki T.C. Ulaştırma Bakanlığının duyurusu üzerine Bakanlıkla temasa geçtiğini ve ilgili yasaların şart koştuğu imkanlar sağlandığı taktirde bu işe talip olduğunu, davacı ile T.C.
Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu arasındaki müzakereler sırasında davacıya ilgili yasaların gerektirdiği tüm imkanların sağlanacağı ve özellikle de hakim durumdaki GSM Operatörleri olan davalılarla davacının katılacağı teşebbüs birliği arasında eşitliğin sağlanabilmesi için gerekli bütün hizmetlerin sağlanıp eşitlik şartlarının oluşturulacağı hususunda kesin vaatlerde bulunulduğunu ve bu arada davalı operatörleri roaming hizmetlerinden yararlandırılacağı konusunda taahhütte bulunulduğunu, hatta bu arada davacıların Danıştay’dan bu konuda istişari bir kararda aldıklarını,
Danıştay’ın bu doğrultuda roaming hizmetinin olmazsa olmaz bir şart olduğunu belirtir karar verdiğini, bu hususta Ulaştırma Bakanlığıyla mutabakata varıldığını ,sonrasında davacıların teşebbüs birliği kurmaya karar vererek T.İş Bankası A.Ş. ile birlikte İş-Tim Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ünvanlı teşebbüs birliği kurduklarını ve sonrasında davalılar ile temasa geçip hakim durumdaki davalılardan roaming hizmetlerinin alınabilmesi için müzakerelere girildiğini, Telekomünikasyon Kurumunun da bu hizmetin sağlanması için ödenmesi gereken bedellerin tarifesini yaptığını, teşebbüs birliğinin bu bedelleri kabul ettiği halde, davalıların
hiçbir surette anlaşmaya yanaşmadıklarını belirterek davalıların bu tutumunun rekabet yasasındaki yasal mükellefiyetlerin ihlalini teşkil ettiği, davacı yanın eşit şartlarla piyasaya girmesinin engellendiğini, zorlaştırıldığını, yaptığı yatırımların heder olmasını yol açarak fahiş bir zarara uğradıklarını, bu nedenle rekabet hukukunu ihlal eden davalıların neden oldukları zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000.000.USD’nin davalılardan müteselsilen bu meblağa cari ıskonto faizi işletilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacıların taraf sıfatlarının bulunmadığını, TIM İnternational N.V’nin bu davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını, davada Borçlar Yasasının 60. maddesinde öngörülen haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini talep edilmiş olmakla, 1 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiğini, İŞ-TİM Telekomünikasyon isimli firmanın Telekomünikasyon kurumuna müracaat ederek müvekkili şirketi şikayet ettiği 01.03.2001 tarihinde haksız eylemden haberdar olması gerektiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, davacının zarar kaynağı olarak nitelendirdiği müvekkil şirketin eyleminin hukuka uygun olduğunu, talep edilen meblağın kabul edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili; teşebbüs birliğinin Telekom İtalia SpA ile T.İş Bankası A.Ş. arasında kurulduğunu, uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. bakımından talep edilebilecek iken TIM İnternational N.V.’nin taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunmadığının, davanın haksız fiilden kaynaklandığını bu nedenle BK’nun 60. md gereği 1 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin İŞ-TİM tarafından Rekabet Kurumuna şikayet edildiğini ve kurum tarafından verilen 09.06.2003 tarihli kararın İŞ-TİM A.Ş’ye 03.06.2004 tarihinde tebliğ edildiğini,
davanın ikame edildiği tarih itibarıyla 2 yılı aşkın bir sürenin geçmiş olmakla davanın zaman aşımına uğradığını beyan etmiş ve ayrıca davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, roaming hizmetinin her hangi bir işletmeci için zorunlu olabilmesinin bu talebin makul ekonomik açıdan oranlı ve teknik açıdan da mümkün olmasına bağlı bulunduğunu bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davalıların sözleşme tarafı olmadıkları bizzat alt yapılarından yararlandıracakları yönünde her hangi bir söz vermedikleri bu nedenle davacıların güvenini ihlal etmiş olmayacakları ve sözleşme yapmaktan kaçınmak suretiyle hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal ettiklerinden söz edilemeyeceği,
4054 Sayılı Yasanın 57. maddesindeki düzenleme kapsamında zarar gören kitlesi geniş olarak yorumlanması gerektiğinden davacıların aktif husumet ehliyetine sahip oldukları ancak yararlanılmak istenen davalılara ait alt yapının teknik ekonomik ve hukuki olarak alternatifinin oluşturulmasının mümkün olduğu, davalılara ait GSM alt yapıların İş-Tim yönünden ilk piyasaya girişte zorunlu unsur olarak kabul edilemeyeceği bu nedenle de zorunlu unsura sahip olmayan teşebbüslerin anlaşma yapmayı reddetmesinin hakim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği, açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili ile davalılardan Turkcell A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalılardan Turkcell A.Ş. vekili vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3852, K. 2011/2528, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama