KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3868 E., 2010/10345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2006/513-2008/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan alt taşıyıcılık çerçeve sözleşmesi uyarınca müvekkilinin aracı ile davalıya ait kargoları taşıdığını, taşıma bedelinin ödenmediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımayı yapan aracın dava dışı ... adlı kişiye ait olduğunu, işletmeci görünen bu kişinin faturaları kestiğini, tüm borçların anılan kişiye icra marifetiyle ödendiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlığın müvekkilini ilgilendirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında çerçeve taşıma sözleşmesi olduğu, taşımanın yapılacağı ... plakalı aracın %60 hissesinin dava dışı ...’e kalan kısmının ise, davacıya ait bulunduğu, ibraz edilen hesap ektresinden davacı alacağının olduğu, davalının 11.916.50 YTL’lik kısmı dışında kalan tutarı aracın maliki ve ortak olan dava dışı ...’e icra yoluyla ödediği, ...’e yaptığı ödemenin dikkate alınmadığı, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yaptığı itirazın 11.916.50 TL’lik kısmının iptaline, takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmayacak şekilde değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına ve 4.766.60 YTL inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davalıya ait kargoların davacı tarafından taşınmasına ilişkin yazılı sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme çerçevesinde taşıma hizmetinin verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davalının, taşıma bedelini ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili, taşıma bedelinin, taşımayı yapan aracın %60’ı üzerinde mülkiyet sahibi olan ve fatura düzenleyen dava dışı ... ile onun eşi olan ...’in ayrı ayrı başlattıkları icra takip dosyalarına ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 13.10.2004 tarihli yazılı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmede davalının savunmasında açıkladığı dava dışı kişiler taraf değildir.
Ayrıca, taşımanın %40’ı davacıya %60’ı dava dışı ...’e ait olan araçla yapılacağı ve taşıma bedelinin bu araç sahiplerine payları oranında ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmede taraf olmayan, salt taşımanın yapıldığı aracın ruhsatında %60 mülkiyet sahibi görünen kişiye yapılan ödemenin geçerli olabilmesi için, anılan kişinin davacının temsilcisi olarak hareket ettiğinin veya yapılan ödemelere davacının muvafakat ettiğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmede ücretin nasıl ödeneceği açık şekilde düzenlenmemiştir. Davacının kanıtları arasında sunduğu hesap ekstresinden taraflar arasındaki ilişkinin uzun süreden beri devam ettiği anlaşılmaktadır. Anılan ekstrede dava dışı ...’in düzenlediği 19.02.2005 tarihli faturaya ait bilgilere de yer verilmiştir.
Bu durum karşısında, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilip, taraf kayıtları üzerinde uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, taşıma ücretlerinin nasıl ödendiğinin, taşıma bedellerine ilişkin faturaları kimin düzenlediğinin, dava dışı ...’in fatura düzenlemesinden davacının haberdar olup olmadığının, davalının anılan şahsa ödemeleri mevcutsa davacının bu ödemeleri benimseyip benimsemediğinin,
dava dışı ...’in davacı temsilcisi veya ortağı gibi hareket edip etmediğinin tespiti yönlerinde denetime uygun rapor alınması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı tarafın alacağının ödenmesi içerikli davalıya 07.07.2005 tarihli ihtarname keşide ettiği sabit olmasına rağmen bu ihtarnamenin tebliğ tarihi araştırılıp, verilen önel de dikkate alınarak buna göre davalının temerrüt tarihinin tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde takip tarihinin esas alınarak karar verilmesi de yanlış olmuştur;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3868, K. 2010/10345, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama