KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3894 E., 2010/9741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2008 tarih ve 2008/40 - 2008/930 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı davalı şirkete ait işyerinde hırsızlık olduğu ihbarı üzerine müvekkili tarafından hasar bedelinin ödendiğini, ancak hırsızlık yaptığı iddia edilen kişiler hakkında açılan ceza davasında davalı sigortalının şikâyetinden vazgeçtiğini, sanıklarda ele geçen ürünlerin hırsızlık sonucu ele geçmediği, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, bu durumda müvekkili tarafından teminat kapsamı dışında ödeme yapıldığını ileri sürerek, 4.000 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarın hırsızlık sonucu oluşmadığı, bu nedenle rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu halde davacı tarafından ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesi nedeniyle davacı ... şirketinin ödemiş olduğu tazminatın rizikonun teminat dışı olduğu iddiasına dayalı davalı sigortalısından tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalıya ait tekstil atölyesinin davacı ... şirketi tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınmış olduğu ve bu işyerinden davalı sigortalının iradesi dışında bir kısım çocuk kıyafetlerinin işyeri dışına çıkarıldığı ve bu kıyafetleri pazar yerinde satan kişiler hakkında davalı sigortalının şikâyeti üzerine ceza davası açıldığı ve bu dava sonucunda bu kişilerin hırsızlık suçunu işlemedikleri, ancak savunmalarına göre kaybolan veya hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarrufta bulundukları ve bu suçun da takibinin şikayete bağlı olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.
Mahkemece, bu beraat kararı esas alınarak, davalının işyerinden hırsızlık olmadığı halde teminat dışı yapılan ödemenin davalı tarafından iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine esas aldığı ceza mahkemesinin beraat kararı, davaya konu çocuk kıyafetlerinin yargılanan kişiler tarafından çalınmadığına, dolayısıyla, bu kişilerin hırsızlık suçunun faili olmadıklarına yönelik olup, çocuk kıyafetlerinin davalıya ait işyerinden hırsızlık sonucu çıkarılmadığı anlamına gelmez.
Bu itibarla, mahkemece, davaya konu rizikonun teminat dışı olduğuna ilişkin ispatın davacı üzerinde olduğunun kabulü ile buna yönelik davacı delillerinin dosyaya ibrazının sağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3894, K. 2010/9741, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama