KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/39 E., 2010/5795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/166-2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... İlçesi, ... Köyü 483 parselin maliki olduğunu, kayısı ağaçlarının "Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası" ile don olayına karşı sigortalı olduğunu, 2007 yılı Nisan ayında meydana gelen don olayı nedeni ile ürünlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 8.000 YTL' nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 24 sigorta şirketinden müteşekkil 5363 SK kapsamında kurulmuş, tarım sigortaları havuzunun idarecisi olduğunu, poliçe kapsamının meyvenin yetişme evresinin çiçeklenme döneminin son bulması ve yeyve bağlaması sonrası oluşan zararlara ilişkin olduğu, davacının kayısılarının çiçeklenme döneminde zarar gördüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kayısı ağaçlarının "Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası" ile sigortalı olduğu, meyvelerin çiçeklenmesinin sona erip meyve bağlaması aşamasının teminat kapsamında olduğu, davacının ürünlerinin çiçeklenme aşamasında don olayı nedeni ile zarara uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/39, K. 2010/5795, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama