KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3932 E., 2011/2515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2008/117-2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı vekili Avukat .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "FORUM AYDIN" ibaresinin marka olarak tescil için davalı TPE'ye başvuruda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca tamamen reddedildiğini, itirazları değerlendiren YİDK'nun itirazları kısmen kabul edip, başvuruyu sadece Gayrimenkul işleri, Emlak Komisyonculuğu hizmetleri, apartman yöneticiliği hizmetleri için kabul ettiğini, diğer sınıflar için reddettiğini, oysa redde dayanak yapılan markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, müvekkiline ait başvurunun yalnızca "FORUM" sözcüğünden ibaret olmadığını,
"AYDIN" sözcüğünün ayırtedicilik kazandırdığını, aynı zamanda davalı TPE'ye yaptıkları "FORUM" ibareli başka marka başvurularının tescil edildiğini, bu markalara hiç bir itiraz yapılmadığını, davalının kararlarında bir yeksenaklık bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK'nun 05.02.2008 tarih ve 2008-M-535 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescil ettirmek istediği markanın aynı veya ayırtedilemeyecek kadar benzeri markaların daha önce ortak mal/hizmet sınıfında tescilli olması nedeniyle başvurunun reddedildiğini, markalar arasındaki farklılığın iltibası önleyecek düzeyde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, redde dayanak yapılan 2003/01650 sayılı marka "FORUM", 170306 sayılı marka "FORUM", 2000/24660 sayılı marka "FORUM+ŞEKİL", 2002/01323 sayılı marka "FORUM", 2002/07878 ve 2002/07879 numaralı markalar "yarının kurulması hedef marching towards 2023 İstanbul forum+şekil" ibarelerinden meydana geldiği, bunun yanında, reddedilen 35. (01), (08), 37. (01), 41. (03), (09), (12) ve 43 (01). sınıflarındaki hizmetlerin tamamının 2001/1223, 2003/1650, 1996/170306 ve 2000/24660 sayılı markaların kapsamında birebir yer aldığı,
davacının marka başvurusu "FORUM" ve "AYDIN" sözcüklerinden oluşup, asıl ve ayırtedici unsurun "FORUM" sözcüğü olduğu, "AYDIN" sözcüğünün herkesin kullanımına açık bir sözcük olması sebebiyle ibareye bir ayırtedicilik katmadığı, bu durumda gerek başvuruyu oluşturan ibare ile gerek redde dayanak markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortak unsurları "FORUM" sözcüğü olduğundan, markaların muhatabı olan orta düzeydeki tüketiciler (kullanıcılar) yönünden 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynı olmasa da, birbirlerinden ayırtedilemeyecek derecede benzer oldukları,
ayrıca redde dayanak marka sahiplerinin Aydın'da hizmet sunmaları halinde "AYDIN" ibaresini ekleyerek faaliyette bulunma hakları olması varılan kanaati güçlendirdiği, davacının "FORUM" ibareli bazı başvurularının tescil edilmiş olmasının işbu davadaki kanıyı değiştirmeyeceği, çünkü her bir başvurunun kendi koşulları içerisinde değerlendirileceği gibi, yargılamaya konu olmayan hususların emsal teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3932, K. 2011/2515, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama