KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3964 E., 2010/10106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2007/1938-2008/653 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin internet aracılığıyla bilgisayar ile ekipmanları satış ve servis hizmeti yapan bir şirket olduğunu, internetten satışını yaptığı ürünleri taşıması ve müşterilerine adreslerine teslimat yapması için müvekkilinin davalı ile sözleşme yaptığını, müvekkilinin internet sitesi üzerinden 08-14 Ağustos 2006 tarihleri arasında 7 adet fatura ile dava dışı ...Tekstil isimli firmaya ürün satışı yaptığını, ürün bedelini kredi kartından taksitlendirerek aldığını, davalıdan her teslimatta olduğu gibi ürünleri mutlaka müşterinin fatura ve irsaliye evrakında belirtilen adresinde teslim etmesini şubede teslim etmemesini istediğini,
ancak davalı şirketin buna rağmen teslimat için gittiği adreste bulunmayan ...tekstil isimli firmaya teslim etmeyip mersuleyi kendi şubesine getirdiğini, mersuleyi müvekkili şirkete iade etmesi gereken davalının şubeye dava dışı şirket kaşesi ile gelen ... isimli kişiye teslim ettiğini, teslimattan sonra kredi kartının gerçek sahibinin ortaya çıktığını, müvekkili şirketin tahsil ettiği parayı bu kişiye iade ettiğini ileri sürerek, 3.983,49 TL.nin 04.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın satmış olduğu ürünlerin, müvekkili şirket tarafından davacının belirtmiş olduğu ... isimli kişiye teslim edildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmiş olduğundan herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, ayrıca davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 767. maddesindeki 1 yıllık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ile yaptığı taşıma sözleşmesine istinaden 14.08.2006-12.08.2006-08.08.2006 ve 13.08.2006 tarihli irsaliyeler ile ...Tekstil adlı firmaya mal gönderdiği, bu malların firma kaşesi ve kaşesiz olarak ... isimli kişiye teslim edildiği, davacının mal bedellerini önce bu şahsın kredi kartından taksitli olarak tahsil ettiği, ancak mal bedellerinin davacı firma tarafından tahsil edilememesi nedeni ile taşıyıcının sorumlu tutulmak istendiği, taşıyıcının taşıdığı malları firmanın kaşesi ile gelen kişiye teslim etmekle sorumluluklarının sona erdiği,
davalı şirketin işlemi ile davacının zararı arasında tazminatı gerektirecek şekilde sebep ve sonuç ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında sonraki tarihli taşıma sözleşmesinin hükümlerine göre de adreste teslim hükmünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki taşıma ücretlerinin, alınan kargoların adrese teslim ücretini içermesi hususu da değerlendirilmek suretiyle dosyada mevcut fotokopi fatura ve diğer belgelerin asıllarının ya da okunaklı onaylı örneklerinin getirtilerek, taşınan malların kime gönderildiğinin ve kime teslim edildiğinin sağlıklı olarak saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3964, K. 2010/10106, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama